MANŞET

İnsanoğlunun Adaleti

Sabri Kesen

Sabri Kesen

E-Posta : sabrikesen@hotmail.com

“Adalet diye bir şey yoktur”, “Hele bu dünyada hiç yoktur” diye bir tweet (tivit) okumuştum geçenlerde. Ardından bir ağır cezada duruşma izlemek için İzmir Adliyesi’ne gittim.

Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak Parti) ülkemizde kalkınma adına çok şeyler yaptığı ortada. Lakin en zayıf noktalarının Adalet olduğunu bizzat yaşayıp görmüş oldum. Keşke kalkınma ile birlikte adalette bu ülkede tesis edilmiş olsaydı. Herhalde bugün adaletsizliği en iyi yaşayanların başında geliyordur Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan. Hükümetin hakkını teslim etmek lazım. Adalet sarayları yaptılar hakim savcı odalarında salonlardan bozma odalarla mahkemeler görülüyordu çok değil 10 yıl önce.

Adalet sarayları yapıldı yapılmasına ama ülkemizde adalet daha tesis edilmemiş. Saraylar yapmakla olmuyormuş. Bir davadan dolayı sizi tutukluyorlar. Gerekçe delilleri karartabilirsiniz. Hakim karşısına çıkıp davanın görülmesi 8-10 ayı buluyor. Mahkemede 10 dakika ara verildiğinde sevdiğinizin, ailenizin, eşinizin, çocuğunuzun elini bile tutamıyor onu öpemiyorsunuz. Halbuki hakkınızda bir hüküm daha yok ortada. Sadece tutuklusunuz. Mahkemede verilen 10 dakika arada jandarma hemen yanı başınızda hatta size sevdiğinizden daha yakın, bakışları üstünüzde siz sevdiğinize sarılamıyorsunuz. Suçunuz henüz belli değil mahkemeniz görülüyor. Belkide bir yıl süren bu tutukluluğunuz mahkeme sonunda bitecek özgür kalacaksınız. Belkide yapmadığınız size ithaf edilen suçlardan beraat edeceksiniz. Ama gün boyu süren mahkemede 10 dakikalık arada sevdiklerinizi dostlarınızın elini tutamıyorsunuz. Ne kadar acı geçtiğimiz gün öğrendim. Sevdiğim ve bende emekleri olan bir Baba insanın elini öpemedim.

Ne olurdu sanki ben o baba eli öpseydim. Hangi delil kararırdı merak ediyorum. Mahkememi yıkılırdı, dünya mı yıkılırdı. Bu mahkemede yaşadıklarımdan çok şey öğrendim. Herşeyden önce mahkeme gitmek için birkaç cihazdan geçip soğuk, silik ve sizden nefret eden bakışları görüyorsunuz. Kendimi dünyada insanlar içinde değilde uzayda hissettim sanki.

Keşke uzayda olsaydım dediğimde oldu. Zira insanoğlunun dağıttığı bu adalet adalet değil. Yüce Allah’ımın adaletine bir kez daha sığındım gördüklerimin karşısında. Allah tutuklananlarada dışardaki sevdiklerine de yardımcı olsun. Her iki tarafında derdi birbirinden çok.  

İleri demokrasi diyen hep konuşmalarında Mevlana’dan, Yunus Emre’den örnekler veren sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın insan onurunu zedeleyen, insana yakışmayan bu durumlara el atacağına inancımı koruyorum elbette. En azından tutuklulara suçları yüzlerine okunana kadar insan onuruna yakışır şekilde adaletli olunabilir. Saraylar yaparken içinde insanlara yapılan bu muamele hiç hoş durmuyor.  Adalet Saraylarında adalet dağıtırken insanlar, insana yapılanlarda insanca olmalı. Mevlana, Yunus olamayız elbette ama insana yakışır insan olabilmek için bir çabamız olmalı.

Ülkemizin gündeminde yer edinen bir çok davada gizlilik kararı bulunmasına rağmen çarşaf çarşaf basında tv’lerde yer alan haberlere de bir anlam veremiyorum. Anlam veremediğim gizlilik kararının ne anlama geldiği. Örneğin Şike davasında gizlilik kararı vardı ama yazılmayan kalmadı. Futbolcu Emanuel Emenike’nin paraları sayarken görüntüleri var dediler. Adam beraat etti. Kariyeri şikeyle anıldı hayatı boyunca unutamayacağı dramlar yaşadı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Aziz Yıldırım ve yanındaki yönetici arkadaşları için ise yazılmayan kalmadı. Adamlar beraat ettiler. Ne oldu yaşadıkları aylarca tutuklu kaldıkları ailelerinin ve kendilerinin yaşadığı çile kimin yanına kar kaldı. Hadi bana burada biri adeleti göstersin. İşte bu yüzdendir ki yüce mevlamın adaletine sığınıyorum.

Adalet duygusunu kaybettikten sonra saraylar olmuş neye yararki. Adaletli bir dünyayı babalarımız bırakamamışlar bize. Bizimde çocuklarımıza bırakacağımıza hanginizin umudu var?


İzlenme: 730
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR