MANŞET

SPOR KEPAZELİĞİ‏

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com

 

Sevgili okurlar evvelsi akşam Türkiye'nin büyük kısmı ve Avrupa'da binlerce insan Trabzon'da bir kepazeliğe ve rezalete şahit oldular. 

Çapsız ve içleri nefret, kin ve hırs dolu yöneticilerin sürtüşmeleri, basının cahil ve sorumsuz kesiminin bunları yayınlaması sonucu insanlar dolduruldu ve kavgaya hazır hale getirildi. Beklendiği gibi Trabzonda dünyaya karşı bizi utandıran olaylar yaşandı.

Olaylara kanımca iki ayrı yönden bakmak gerekir. 1. Sportif açıdan  2. Emniyet açısından. Sportif açıdan her iki kulübün yönetimide sulh ve dostluk içinde spor yapmayı öğrenememiş dolayısı ile kesinlikle tatbik edemiyor.  Her iki kulübün Başkanları maçı yanyana izleselerdi ve kolkola stadyuma girselerdi böyle bir kepazelik olur muydu? Bunlar bırakın Başkanlık yapmayı, sporun kardeşlik olduğunu dahi anlayamamışlar.

İkincisi ise Emniyet'in maçtan evvel, maç esnasında ve maçtan sonra tedbir alma durumu idi.  Tribünlerden tuğla bile atılıyor, Emniyet bunu evvelden bilmesine rağmen tedbir almamıştı. Gezi olaylarına copla, gazla gidenler burada sanki seyirci idiler.  Eğer emniyet gerekli tedbiri almış olsa idi, tribünlerden çöp dahi atamazlardı.

Futbolumuz bazıları sayesinde gerçekten dibe vurduruldu ve en son Trabzon'da dibe vuruş taçlandırıldı. Ağır yaralı ve ölü olmadığına şükür etmemiz gerekir diye düşünüyorum.

Şimdi maçlara kadınları ve çocukları alıp, erkekleri dışarda bırakan ama engelli ve çok yaşlılarıda ayırıp maçlara almayan Federasyon ne yapacak? Ben ezbere söyleyeyim maçı 3-0 Fenerbahçe kazandı diyecek, Trabzon'a 3 veya 5 maç saha kapatma cezası verecek birde para cezası. Hepsi bu. Trabzonspor Başkanı'nın gazetelere beyanat verdiği gibi ''cezamızı çekeriz'' diyecek. Netice ne olacak? Hiçbir şey olmayacak ve bu gibi kepazeliklerın hatta daha fazlasının herzaman tekrarı mümkün kalacak.

Herşeyden evvel Türkiye Futbol Federasyonu özerk bir yapıya sahip mi, değil mi? O zaman birbirleri ile çekişen ve hakaret eden yöneticilere ihtar verirsin ve 3.cü ihtardan sonra yöneticilik yapmasını ve spor sahalarına girmelerini yasaklarsın. Bunu da yapamıyorsan işi bırakıp başka iş yaparsın.

Durup bir sürü acaip kanunlar çıkarıp tatbik etmezsen böyle olur.  Akla gelen ilk ve korkutan soru gençliği en çok sevdikleri spordan soğutmak ve sonunda iç savaşa mı zorlamak?

Benim gençliğimde hiç olmayan, hiç rastlamadığım şekilde bugün futboldan hiç hoşlanmayan gençlik türedi. Eskiden boş arsalarda kaldırım taşlarından kale , gazetelerden top yapıp  oynarlardı. Şimdi gençlik uzaklaşıyor ve daha çok Gezi olaylarına yöneliyor.

Balık baştan kokar der atasözü, o zaman bu olayların suçlusu seyirci değil, onları bu hale getiren yöneticilerdir. En ağır cezayı asıl hakkeden onlardır.

 

Yoksa göz göre göre gençliği iç savaşa itiyoruz maalesef  farkında bile değiliz. 

 


İzlenme: 963
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR