MANŞET

GERÇEK BİR OLAY

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com

 evgili okurlar yazacaklarımı lütfen iyi okuyunuz çünkü hepsine ben şahidim. 70'li yılların başı, Almanya ileri yıllardaki Dünya Futbol Şampiyonasına şimdiden hazırlanıyor. Bütün kulüpler inanılmaz çalışıyor. Hatta o yıllardan birinde Fenerbahçe'de oynayan Ender Konca Frankfurta transfer olmuştu 300.000 Alman Markı gibi Türk Futbol tarihindeki zamanın en astronomik ücreti ile.

Aşağıda yazacaklarım içinde isimlere maalesef yer vermeyeceğim onlar bende mahfuz kalacak.
 
Yaklaşık 40-45 yıl önce çok meşhur bir Alman 1.ci lig Futbol kulübü Başkanı, ezeli rakibi olan diğer bir Alman Kulüp Başkanına telefon ediyor ve bir akşam gözden çok uzak ve bir arkadaşının orman içinde bulunan lokantasına davet ediyor. İki başkan orada buluşuyorlar ve yemek yiyorlar.
İkisini de kimse tanımıyor. İkisi de çok zengin işadamları.  Almanya ve Avrupa'da zengin iş adamları ortalarda fazla görünmezler, televizyonlara çıkmazlar ve reklam yapmazlar onun için tanınmazlar.
 
Yemekte Başkanlardan biri diğerine şöyle diyor: ''Senden çok büyük bir ricam olacak. Sana basında ver yansın edeceğim, hakemleri satın aldığını söyleyeceğim hatta hakaret bile edebilirim. Bunları yeniden seçilmem ve maçlara fazla seyirci gelmesi için taraftarı kızıştırarak yapmak zorundayım. Anlayışla karşılar mısın? Sana minnettar kalırım. Sende cevap verebilir işi daha elektrikli havaya sokabilirsin çok iyi olur ama benim hakaretlerimi dikkate alma hiçbiri gerçek değil''.
Diğer Başkan bunu dinliyor ve ''eğer bu kadar önemli ise senin için neden olmasın, bir el diğerini yıkar, birgün de benim sana ihtiyacım olabilir, ama özel hayatımı karıştırma'' diyor.
 
Üç gün sonra bunları teklif eden Başkan bir basın toplantısı yapıyor ve konuşup anlaştığı diğer klulübün başkanını sahtekarlıkla itham ediyor, hakemleri tehdit etti, akrabalarına iş buldu diyor. Bizim futbolcumuza rüşvet teklif etti ama bizim kulüp böyle şeylere pirim vermez, hepsini önledik, karşıma çıkmasın onu dövebilir gözünü patlatırım filan diye televizyona çıkıp bayağı gaz veriyor hatta hakaret ediyor.
Televizyoncular diğer Başkana soruyorlar o da tam tersini, herşeyin yalan olduğunu diğer Başkanın çok içki içip yalan söylediğini ve kendisini mahkemeye verdiğini ifade ediyor.
 
Taraftarlar arasında başkanlar kavgası gelişiyor ve yayılıyor.
 
Başkanın adamları tribünlerde Başkanın kulüp için herşeyini feda edebileceğini anlatmaya ve yaymaya başlıyorlar.
 
İş bayağı elektrikleniyor ve maçlara seyirci gelmeye başlıyor. Tribünler doluyor, kulübe para akıyor, futbolculara çok iyi pirimler veriliyor ve takım rahatça ligde kalıyor. Bu iki başkanın takımlarının maçında seyirci ve karaborsa rekoru kırılıyor. Başkan yeniden seçiliyor.  Hakaret davası sonuçlanıyor ve Başkanın 60.000 Mark ceza ödemesi kararı çıkıyor.  Başkan bunu hemen ödüyor ama sonra buluştukları lokantada geri alıyor, sadece mahkeme masrafı ve avukat ücreti ödenmiş oluyor onu da Genel Kurul kararı ile kulüp ödüyor.
 
Bu gibi ilginç durumlar Almanya gibi soğukkanlı ve çok iyi eğitimli toplumlarda bile  oluyor veya olabiliyor. 
 
Siyasete baktığınızda benzer olaylar neden olmasın?  Olmadığını kim garanti edebilir?
 
Birinde tribünler doluyor, diğerinde sandıklar. Ne fark var?
 
2 kişinin arasında bu ve benzer anlaşmaların olmayacağını iddia etmek tamamen cehalettir, bal gibi olabilir.
 
Şimdi olay'dan 46 yıl geçmiş ve iş tarih olmuş, bu başkanlar sağ ise en az 90-95 yaşını geçmişlerdir.  Yenileri mevcut mudur? Hiç şüpheniz olmasın mutlaka mevcuttur.
 
İnsanın olduğu yerde olmayacak hiçbir şey yoktur...


İzlenme: 159
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR