MANŞET

Fıkralar

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com

 Sevgili okurlar yurtdışında bulunduğumdan muntazam olarak yazamıyorum, inşallah ilk fırsatta yazmaya devam edeceğim.

 *****

 İngiliz, Amerikalı ve Türklerin bulunduğu gemi kaza yapar ve su almaya başlar. Kaptan telaşla yolcuların arasına girer ve;

- Lütfen herkes sakince filikalara doğru gitsin gemi su almaya başladı.

 Yolcular bu uyarıyı umursamaz ve aynen devam ederler. Kaptan aynı uyarıyı birkaç defa yapar ve insanların gemiden ayrılmadıklarını görünce çaresizce geri çekilir. Bu arada uyanık kaptan yardımcısı kaptana:

 - Ben bu insanların hepsini gemiden çıkarırım… Kaptan:

 - Nasıl yapacaksın bunu hemen yap.

 Kaptan yardımcısı gider ve bir süre sonra geri döner.gemi bomboştur. Kaptan merakla sorar:

 - Ya nasıl başardın bunu?  Kaptan yardımcısı anlatır:

 - İngilizlere sizin gibi asil bir milletin böyle batan bir gemide ne işi olur dedim hepsi denize atladı, Amerikalılara deniz suyu insan sağlığına yararlıdır dedim onlarda hemen suya atladı.

 Kaptan merakla sorar:

 - Peki Türklere ne dedin, onlar kesinlikle ayrılmaz gemiden.

 Kaptan yardımcısı pişkin pişkin gülerek:

 - Türklere de denize girmek yasaktır dedim.

 

*****

 Titaniğin salonlarından birinde her akşam bir sihirbaz gösteri yapıyormuş. Adam gerçekten çok ustaymış ama bir sorunu varmış. Salonun bir köşesinde bulunan papağan, tam ne sihirdir nekeramet noktasına gelindiğinde sihirbazın hilelerini açıklıyormuş.

 'Kartı gömleğinin yeninden içeri attı!' diyormuş örneğin. Ya da: 'O şapkanın içinde tavşan var.' diye haykırıyormuş çirkin sesiyle. Sihirbaz fena halde kızıyormuş bu papağana. Ama papağan kaptanın papağanı olduğundan bir şey yapamıyormuş.

 Derken Titanik buzdağına çarpıp batmış, sihirbaz gemiden kopan bir kapının üzerine çıkarak kurtulmuş. Ertesi sabah bir de ne görsün: Papağan da aynı kapının üzerinde sessizce durmuyor mu! Üç gün üç gece o kapının üzerinde öylece bakışmışlar. Ne sihirbaz bir şey söylemiş ne de papağan. Ama en sonunda papağan olmuş konuşan:

 'Tamam, pes, gemiye ne yaptığını anlayamadım!'

 

*****

 Temel ile Dursun, balığa çıkmışlardı. O gün kısmetleri açılmıştı. Kayıkları, balıkla doldu. Limana dönerken Temel, Dursun'a tembih eder:

 - Ha buraya işaret koy. Yarın yine geliriz.

 Ertesi sabah, yine denize açılmışlardı. Temel sorar:

 -Dursun, denize işaret koymuş muydun?

 -Ben işimi bilirim. Sandalın burnuna tebeşirle işaret koymuştum.


İzlenme: 679
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

MUĞLA - HAVA DURUMU

MUGLA

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ