MANŞET

TARİHTE LAFI GEDİĞİNE OTURTANLAR‏

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com

Bir ihtiyar, yaşlandığı için kendini yormamasını ve istirahat etmesini isteyenlere şu cevabı vermiş:

`Eğer bir yarışa katılmış olsaydınız, hedefinize yaklaştığınızda yavaşlar mıydınız?`

*****

Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış. Sokrat, gayet sakin: - "Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum" demiş.

*****

Bir gün Eflatun, talebelerinden birini kumar oynarken yakalamış ve şiddetle azarlamış. Talebesi: - "İyi ama ben çok az bir paraya oynuyordum" diye itiraz edecek olunca

Eflatun cevap vermiş:

- "Ben seni kaybettiğin para için değil, kaybettiğin zaman için azarlıyorum."

****

Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir. Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: - "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin su karşılığı verir: - "Ben çekilirim."

*****

Meşhur bir filozofa:

- "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda:

- "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş.

****

Bir toplantıda, bir genç Mehmet Akif'i küçük düşürmek ister:

- "Affedersiniz, siz veteriner misiniz?" Mehmet Akif hiç istifini bozmadan şöyle yanıtlamış:

- "Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?"

***

Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona: - "Sen sır saklamayı bilir misin?"diye sormuş. Vezir: - "Evet hünkarım, bilirim" dediğinde,Yavuz cevabı yapıştırmış: - "İyi, ben de bilirim."

*****

Lâfı uzatanlara ne yapmak lâzım diye Farabî'ye sormuşlar, şöyle demiş:

-`Uzun konuşanı kısa dinlemeli.`

*****

İngiltere Kralı George ile görüştüğü sırada, Gandi'nin üzerinde her zamanki gibi beyaz örtüsü vardır. Davetten çıkınca bir gazeteci sorar:

‘Kıyafetiniz, bir kralla buluşmak için yeterli miydi?`

Gandi, hiç aldırmadan cevap verir:

`Kral, ikimize de yetecek kadar giyimliydi.

*****

Köylü, yeni doğan bir sıpayı! kucağına almış evine dönerken, iki ortaokul öğrencisi kendisine takılır ve:

`Hayrola amca, derler. Oğlunu nereye götürüyorsun böyle?`

Adam, kendine yapılan bu terbiyesizliğe aldırmamış görünerek cevap verir:

`Gittiğiniz okula kaydını yaptıracağım.`

****

İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak Fransa Kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. Kral bunları görünce dayanamayıp:

`Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı?` diye sorunca, İncili Çavuş:

`Osmanlılar, adama göre adam gönderirler, Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek.` cevabını vermiş.

*****

Amerikalı işadamı, Çinliyle alay ederek sormuş:

`Mezarlarınıza koyduğunuz pirinçleri, ölüleriniz ne zaman yiyecek?`

Çinli, basını kaldırmadan cevap vermiş:

`Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı zaman.


İzlenme: 500
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR