MANŞET

Taksim Meydanı

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com


Sevgili okurlar yaklaşık iki haftadır Avrupa'dayım evvelsi gün Alman televizyonları anahaber bülteninde sanki gözlerime inanmayarak İstanbul'dan sahneler izlemek şanssızlığı ile karşılaştım.  Görüntüler bana hiç görmek istemediğim şeyleri anımsattı. Üzgünüm.

Ülke ekonomisinin iyi yerlere geldiği, 30 yıllık Kürt sorununun bitmeye başladığı şu günlerde böyle birşeyin başlaması inanılması çok güç ve insana ağır gelen bir durum.  Avrupalı soruyor "ne oluyor?" diyor ve cevap vermekte zorlanıyorsunuz.

Herşeyden evvel Polis'in kendi halkına bu kadar sert davranması kanımca çok yanlış, bu işin bitmesinden çok azmasına sebep olacak bir tutum.

Alman televizyonu Taksim meydanı için Kahire'deki Tahrir meydanı benzetmesi yapıyor diğer yandan bizi Avrupa Birliğine istemeyenler ise "işte gördünüzmü" söylemleri içindeler. Turizm için ülkeye gelecekleride bir korku almış bu işin nereye varacağını hesap etmekle meşguller.

Türkiye tam rahatı ufukta görmüşken yanlış politikalar yüzünden karışıyor. Bence icraatın başında bulunan Sayın Başbakanın ülke menfaatleri için çıkıp halka konuşma yapıp işi yumuşatması ve bu kavgayı kökten bitirmesi lazım. Tarihte inadla hiçbir şey kazanılamamıştır.  Polisin televizyonlarda görülen biçimde halkın üzerine gitmesi hiçbir zaman, hiçbir ülkede çözüm olmamış tam tersine terör hortlatmış ve başta devlet olmak üzere herkes çok ağır bedeller ödemiştir.

Atatürke ve/veya Cumhuriyeti kuranlara "ayyaş" deyimini ağızdan kaçırmak sağcıyı-solcuyu, Galatasaraylıyı-Fenerbahçeliyi, Kürdü-Türkü, Alevi'yi-Sünni'yi tek yumruk yapar,  birleştirir. Bunu yerli ve yabancı danışman veya kurmayların iyi bilmesi gerekir.

Maalesef Türkiye bugüne kadarki yanlış eğitim neticesinde kafa yapısı olarak zaten bölünmüş durumda.  Bir bölüm, dini birçok alanda öne çıkartarak ve Devleti dindar göstererek Atatürk ve laik toplumu destekleyen bölümü kaşımakta. Bu da bugünkü sokak savaşlarının gelmesinde en önemli rol oynamıştır.  Diğer yandan ülkedeki yargı ve basın özgürlüğü bütün dünyada sorgulanır olmuştur.  Şunuda unutmamakta büyük fayda var, ülkede seçimlerde iktidara oy vermemiş olan yaklaşık %50 insan topluluğu var.

 

Bu durumda, üstelik bu zamanda. "tarihin tekerrürü" yerine "ne yaparızda halkı sükunete yönlendiririz" düşünülmesi gerekirken Polisin halkın üzerine gitmesi hiçbir sorunun çözümü olmayacaktır, olur görünse bile.

PKK ile barışı sağlayan icraat , kendi ırkı'nın tamamı ilede çok geç olmadan, barış ve huzuru sağlamalıdır diye düşünüyorum.


İzlenme: 755
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR