MANŞET

SPORCU AHLAKI

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com

Sevgili okurlar Türkiye'de Profesyonel olsun Amatör olsun spor branşları çok ama gerçekten çok zayıf. Kendilerine ''hoca'' denmesinden hoşlanan birçok kişi kendi doğru dürüst eğitim almamışken ve işi hiç bilmezken birden sporcu yetiştirmeye soyunuyor. Profesyonel Futbol liginde futbol oynamış herkes isterse antrenör oluyor ve sonra da adına ''teknik direktör'' deniyor. Bu ismi duyanda karşısında önemli birşey var sanıyor.

 

Bakınız lütfen düşününüz Türk insanı doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi futbolu çok seviyor. Mahalle aralarında boş arsalarda bile taş koyup kale yapıp oynarlardı. İlkokul bahçelerinde eskiden gazete kağıdından top yapıp sicimle sarıp oynarlardı. Netice ne oldu?  Önce çimen sahalarımız yok, yabancılar onun için bizi hep yeniyor, iyi futbolcu yetişmiyor dediler. Merhum Turgut Özal geldi ve hertaraf nerede ise çim oldu. Yetmedi mahalle aralarına bile halı sahalar yapıldı. Netice? Hatice...

 

Türklerin halı sahaya, çim stadyumlara değil iyi eğitim almış, çok iyi lisan bilen antrenörlere ihtiyacı olduğunu kimse düşünmedi.

 

Aradan seneler geçti bir Erdal Keser, İlyas Tüfekçi, Erhan Önal gibi Almanya'da yetişmiş futbolcular geldiler. Onları da küçük gördük ve en iyisini biz biliriz dedik.  Bu sefer dünya çapında bir Mesut Özil çıktı. Almanya ile Dünya Futbol Şampiyonu oldu, Real Madrid büyük paralar vererek aldı ve çok başarılı oldu daha sonra Arsenale transfer oldu ve hala orada başarı ile oynuyor.  Mesut Özil tamamen Almanlar tarafından yetiştirildi. Tarihte ilk defa Türk asıllı bir genç Futbol'da Dünya Şampiyonu oldu.  Buna karşılık bizim herşeyi en iyi bilenlerin ezilmemek için birşey yapması lazımdı ve Arda'yı buldular.

Bazı Türk şirketleri ile reklamlarda vererek Arda'yı bir şekilde İspanyaya gitmesini desteklediler sonra oynadığı İspanyol takımından Barcelona'ya geçmesini sağladılar. Arda her maçta oynamadı çünkü aynı mevki'de oynayan dünyanın en iyilerinden İniesta vardı. Mühim olan ve esas hedef Arda'nın kadroya girmesi ve ''bakın Almanlar değil bizim teknik direktörlerde futbolcu yetiştiriyor'' demekti. 

Ama Arda yaptığı bazı hareketler ve konuşmalarla Türkiye'de ki Teknik Direktörlere veya Sportif Liderlere uyum sağlamadığını gösterdi.

 

Şimdi burada suçlu kim?

 

Çok büyük paraların döndüğü Türk futbolu Avrupa'da söz sahibi olmak istiyorsa herşeyden önce tüm Antrenör ve Teknik Direktörlerin Üniversite eğitimi almalarını ve çok iyi yabancı lisan bilmeleri şartını koymamız lazım. Bu iki en önemli faktör olmayınca hiçbir şey olamayacağını eğer bugüne kadar anlamadıysak bundan sonra hiç anlayamayız.


İzlenme: 398
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR