MANŞET

NATO

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com


Sevgili okurlar N ATO İngilizce "North Atlantic Treaty Organisation" cümlesinin kısaltılmışıdır yani Kuzey Atlantik Paktı.  Nato'yu Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Fransa, İngiltere, İzlanda, Hollanda, Belçika, İtalya, Danimarka, Norveç ve Portekiz kurdu.  Daha sonra NATO’ya 1952 yılında Türkiye, 1954 yılında Yunanistan, 1955 yılında da Batı Almanya katıldı.

Türkiye bu örgütte Amerika'dan sonra sayı olarak en kalabalık orduya sahip.

Nereden bakarsanız bakın ​300 Milyon nüfusu ile ​ Amerika dev ​profesyonel ​ ordusu ve büyük askeri teknolojik imkanları ile baştan ​bugüne kadar Nato'nun lideri durumunda.

Bazı dünyayı iyi tanıyamamış ama tanıdığını sanan insanlar yıllardır Amerika ile Rusya'yı birbirleri ile kıyaslarlar. Halbuki bu duvarların yıkıldığı 1990 yılından evvelde, sonrada, bugünde mümkün değil. Amerika hem maddi, hem teknolojik, hem sosyal açıdan Rusya ve eski Sovyet Cumhuriyetlerinin tamamına kıyasla ​hemen her bakımdan ​ çok daha üstündür.

Teknolojide Amerika ile Rusya gece ile gündüz gibi farklıdır. Bugün bile Rus sivil havacılığında nerede ise tamamı Boeing ve Airbus uçakları ​kullanırlar.

Uzay programlarını yarım asırdır hep gizli ama birlikte yaptılar.

Bu konuda bir benzetme yapmak isterim.  1950'li yıllardan sonra Almanya'nın Herzogenaurach İlçesinde Andreas Dassler isimli bir Alman ​ kendi isminin kısaltılmışı olan ​ "adidas" spor ayakkabıları fabrikası kurdu ve ayakkabı satmaya başladı. Kısa süre sonra aynı yerde bu fabrikanın karşısına yeni bir rakip fabrika kuruldu ve ismi "Puma" idi. Onun da sahibi Rudolf Dassler yani öz kardeşi idi.  ​Bugün her ikiside dünyanın en önde gelen spor ayakkabıları ve tekstil devleri.​

Almanya dahil bütün dünya Puma ve Adidası hep rakip olarak gördü ama aslında iki kardeşin işyerleri idi. Kardeşlerin araları da çok iyi idi. Öyle bir satış yaptılar ki, her ikiside borsada rekorlar kırdılar.

2.ci dünya savaşından sonra örneğin Kore, Vietnam, Afganistan, Irak gibi Amerika'nın doğrudan silahlı kuvvetleri ile müdahale ettiği yerlerde Amerika'dan haberi olmayanlar hep Amerika'nın kaybettiğini söylerler, çünkü görmek istedikleri budur ama gerçekten Amerika'nın bu savaşlarda ​ ne ​ istediğini ​ ve neyi elde ettiğini hiç bilmezler. 

Amerika hepsinde istediğini almıştır, almayacak olsaydı bir gün bile oralarda ​durmazdı.

​Son 80 yıldır Amerika'nın elinde tam profesyonel bir ordu ve dünyanın en gelişmiş hava, kara, deniz ve uzay teknolojisi mevcut.

Amerikan Senatosu Amerikan askerlerinin artık başka ülkelerde savaşmasına onay vermiyor, onay vermeyince Başkan veya Pentagon ​ yabancı ülkelere​ asker gönderemiyor, sadece danışmanlık görevi ile bazı uzmanları gönderebiliyor. Gitmek istediği ve menfaatleri olduğunu düşündüğü yerde  kendi sözünü dinleyecek ve dediğini yapacak kiralık asker veya ordu buluyor ve onlara ​silah ve teknolojik ​ destek vererek kendi gücünü, kendi askeri olmadan geçerli hale sokuyor.

Şimdi Suriye'de de durum aynı.  Amerika Türk Ordusu ile işbirliği yapsaydı Türkler Amerikan Ordusundan emir almayacaklardı ve Amerika herşeyi istediği gibi yapamayacaktı, ama diğerleri kayıtsız şartsız alıyor ve sözü ​nü dinliyor.

Diğer önemli bir faktör ise 72 yaşında bir tüccar-Başkan.

​Bu iş biraz da satranç gibi yani diğer açıdan bakıldığında Türkiye'nin Eset yönetimi ile anlaşması halinde Suriye'de Amerika ve onlara bağlı güçler tamamen işgalci durumuna düşecekler ve bu da Amerika'ya tahminimce geri adım attırabilecektir. ​


İzlenme: 161
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR