MANŞET

MESCİD-İ AKSA

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com

Sevgili okurlar geçtiğimiz Şubat ayında 6 günlük bir İsrail seyehati yaptım ​.  ​ Y​ahudiler Türkleri çok seviyor, her yerde Türk olduğumuzu anlayınca güler yüzle karşıladılar ve her fırsatta Türkleri çok sevdiklerini ​ifade ettiler. Eskiden İspanya'dan atılan Yahudileri Türklerin kabul ettiğini hiç unutmayacaklarını söylediler.

İslam dünyasının ilk kıblesi olan Kudüs'ü dolayısı ile Mescid-i Aksa'yı ziyaret etmemiz ise oldukça zor oldu. ​Kudüs'te kime sordu isek gitmeyin almazlar, giremezsiniz dediler. Taksiye bindik ve Mescid-i Aksa deyince şoför bizi indirdi, giremezsiniz dedi. Ümidi kestik ve otele akşam döndüğümüzde Yahudi olan Otel Müdiresine durumu anlattım. Kadın güldü ve "sizin müslüman olduğunuzu anlamamışlar onun içindir, ne zaman isterseniz girebilirsiniz" dedi.

Ertesi günü tekrar denedik, uzun bir pazarın içinden yaygın merdivenlerden inerek yaklaştığımızda 2 sivil şahıs bizi durdurdu. "Giremezsiniz" dediler ama Otel Müdiresinin tavsiye ettiği gibi müslüman olduğumuzu söyledim. "Kelime-i şahadet getir" dedi ve bıraktı geçtik. Cami yakınlarında tekrar bu sefer Güvenlik kılığında birkaç kişi durdurdu. Eşime "bu şekilde giremezsiniz, başörtü ve uzun etek giymeniz lazım" deyince bu sefer ben atıldım ve "sen burada günah çizelgesi mi tutuyorsun, varsa başörtü ve uzun etek ver giysin" dedim. Pis pis baktı ve birkaç saniye içersinde başörtüsü ve uzun etek geldi. Sonrada kendisine kısa bir nutuk attım, "bu ne rezalet, benim ülkemde de camiler var ama herkes ziyaret edebilir, bunlar Allah'ın evidir herkese açık olması ​lazım, siz müslümanları alıyor diğerlerini almıyorsunuz" ​ ​ dedim. "Evet ama kirletiyorlar" diye cevap verdi. İçimden "işin ne temizlikle" diyecektim ama kendimi tuttum.

Güvenlik elemanları hep Filistinli idiler.

Neyse Mescid-i Aksa'ya girdik. Çok büyük bir Camii, gördüğüm en büyük camii diyebilirim. Ancak hemen her köşesinde yatak yorgan yatıp uyuyanlar var. Dua edenler, kuran okuyanlarda mevcut.  Yanımıza 11-12 yaşında bir erkek çocuk yaklaştı ve yarım yamalak İngilizce ile okuluna maddi yardım istedi. Bende kendisine okulunun adresini vernesini istedim, verdi. Ama istediği paranın kendine verilmesi idi. İsrail'de okulların hiçbir eksiği olmadığı da herkesçe malum.

Ertesi gün Otel'de Müdire hanım tabii sordu bende kısaca anlattım. Bu arada Yahudilerin de çoğu yerde kadınların başı örtülü ve uzun etek giymeleri gerektiğinin sebebini sordum çünkü Ağlama Duvar'ında da kadınlardan aynı şeyi istediler. Müdire hanım başladı anlatmaya, "Müslümanlarla Yahudiler özkardeştirler, babaları Hz. İbrahim'dir. Hz. İbrahim'in bir eşinden İsmail, diğerinden İshak doğar. Bu çocukların anneleri aynı değildir ve bu anneler çocukların beynini yıkayarak birbirine düşman eder. O zamandan beri bu düşmanlık devam eder. Onun için kadın hep arka plandadır". Bunu söyleyen 55-60 yaşlarında büyük bir Otelin Yahudi Müdiresi idi.

Cumartesi günü Yahudilerin "Shabbat" yani dini tatili. Allah'ın insanı yaratmak için çalıştığı 6 günden sonra dinleneceği 7.ci gün. Cumartesi herşey yasak, sadece dinlenme günü. Ama tabii turizm dolayısı ile çalışan çok.  Bakkala gitmek istedim ve Otel'de çalışan iyi İngilizce bilen bir Filistinli mesaisi bitmiş evine giderken beni de açık bakkala götürdü. Yolda devamlı Yahudileri eleştirdi. "Biz burda doğduk büyüdük, Yahudiler geldi ve topraklarımızı aldı" gibi şikayette bulundu. Zaten onların bölgeleri bir duvarla ayrılmış.

Filistinliler birlik olmayıp birbirleri ile kavga ederken Yahudiler malı götürmüş, bunlarda şimdi uyanıp şikayet ediyorlar.

Çok net olarak anlaşılan Müslümanlar birbirleri ile tarih boyu yaptıkları kavgalardan ve kıskançlıklardan çok şeyler kaybetmişler.

​Düşünüyorum da biz Türkler de direkten dönmüşüz, Atatürk olmasaydı bizde bugün, bu topraklar bizimdi gelip aldılar, diye şikayet ediyor olacaktık.


İzlenme: 364
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR