MANŞET

KOYU CHP'Lİ İLE MUHABBET

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com

Sevgili okurlar Amerika'dan yazıyorum, burası benim 40 yıllık işyerim olduğu için çok sayıda eski dostlarımız var. Sanki 2.ci vatanıma gelmiş gibiyim.

Geçen akşam Amerika'ya uçmadan evvel İstanbul'da Ankara'dan gelen çok eski CHP'li bir dostumla yemeğe gittik. Kendisi 1950 lerden beri CHP üyesidir, bir ara Milletvekilliği de yaptı, gayet kültürlü ve akıllı başlı bir matematik hocası idi.

Tabii mevzu politikaya döndü ve kendisine biraz sitem ettim, ''Topyekün İktidar Partisini destekliyorsunuz bana öyle geliyor'' dedim. Şaşırdı, hiç beklemiyordu böyle birşey söyleyeceğimi. Kendisine hem Ana Muhalefetin, hem MHP nin tamamen bütün hareketleri ile İktidar Partisine her bakımdan destek verdiklerini, hertürlü kolaylığı yaptıklarını dilim döndüğü kadar anlatmaya çalıştım. Zaten son 14-15 senedir İktidar Partisinin her girdiği seçim veya referandumu kazanmasında bunun en önemli rolü oynadığını, bunu sadece ben değil İktidar Partisi yöneticilerinin de açıkça ifade ettiklerini anlattım.

Yaşlı ve çok tecrübeli kurt dostum dinledi, hiç sesini çıkarmadı...

Ben sanki bir politikacı gibi devam ettim, CHP ve MHP de parti içinde hiçbir şey yok yani ne diktatörlük doğru yapılıyor, ne de demokrasi, tam bir çorba. Bunu halk çok iyi hissediyor ve ona göre 14 yıldır oyunu vermiyor. Sizin zamanınızda İsmet Paşa'nın Genel Başkanlığında böyle mi idi? Veya Adnan Menderes'in Genel Başkanlığında Demokrat Parti böyle mi idi? En ufak İlçe'de bile olanlar  anında duyulur ve uygun olmayan herşey durdurulur müsaade edilmezdi. 

CHP ve MHP seçimlerde, referandumun önce yerelde kazanılacağını ya unutmuşlar, ya da hiç bilmiyorlar.

Referandumda başarılı olmak için kapı kapı dolaşın, fabrikalara kadar gidin diyor CHP Genel Başkanı, ben de soruyorum kim gidecek? Herzaman olduğu gibi birkaç sessiz üye bulup onları mı yollayacak?  Eğer öyle yapacaksa yine boşuna zahmet ediyor.

Bir tarihte olumsuz bir durumu anlatmak için Nato Başkomutanı Orgeneral Alexander Haig'den randevu almıştım. Olumsuz durumu anlatınca çok mütevazi olarak aynen şunları söylemişti, ''biz binanın en üst katında oturuyoruz, aşağıda neler oluyor bize duyurmuyorlar, çok memnun oldum bana gelmene ve bundan sonra haftada yarım gün açık kapı politikası uygulayacağım, isteyen gelip sorunu anlatacak'' demişti ve de hem kendi hem de kendinden sonrakiler bunu hep uyguladılar. Bizde böyle birşey mümkün olsa belki Genel Başkanlar öyle şeyler duyacaklarki dudakları uçuklayacak.

Bunları dinledikten sonra kıymetli dostum durdu...Yüzüme baktı suratını buruşturdu ve "çok acı konuşuyorsun çok, ama gerçekler bunlar, CHP nin bu hale düştüğünü keşke görmeseydim" dedi, başını önüne eğdi. Çok üzüldüğünü hatta ağlayacak duruma geldiği belli idi.

Evet CHP de lider yok, çıkaramadı İnönü'den beri de olamadı, olsaydı mutlaka iktidar olurdu. Etrafında tek bir dalkavuğu olmayan, acımasız ve kararlı, Partiyi baştan aşağı disiplinle yönetecek, bütün CHP li belediyeleri iktidar değil kendisi denetletecek ve hiçbir hatayı affetmeyecek bir lider lazım. Böyle bir lider bulunana kadar CHP için başarı sadece güzel bir hayaldir.

İşin gerçeği tam da budur.


İzlenme: 464
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR