MANŞET

İSTANBULLU OLMAK

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com

Eski bir İstanbulludan gelen bir nameyi sizlerle paylaşıyorum.

 Şimdi yazacaklarıma, bazı genç dostlarımız gücenecek belki ama, İstanbul'u iyi tanıyan ağabeylerine sorduklarında bunların gerçekten önemli olduğunu öğreneceklerdir, yerlisi olan bizler bile tam olarak saramamışken bu güzel şehri..

 Bir defa,Yani-Taki-Aleko-Yasef-Dikran-Anastas-Rober-Akabi-Raşel-Serkiz-Koço-Bedros-Jirayr vs. gibi ekalliyet dediğimiz İstanbul yerlisinden arkadaşları olmamış, onlarla kahvede maçta, tavernalarda, okullarda, beraberce ağlayıp gülmemiş dostlarımız İSTANBULLU sayılmaz.

 Küçüksu da kurulan mısır kazanlarından, Alibeyköy'ün sütlü kaynamış mısırlarından yemek nasip olmamış, Çengelköy salatalığını bostanından koparıp tatmamış, Gülhane Parkı'nda Karagöz Hacivat oyunu seyredememiş, Çiçek Pasajı'nın Entellektüel Cavit'i ile sohbet edememiş, Tepebaşı Çocuk Tiyatrosu'nun zevkine varamamış, Sulukule'de raks evlerine gitmemiş, kara trenlerin içinde kovalamaca oynamamış, Kumkapı'da rakı sofrasına...dostça oturup yine dostça kalkmamış, akşamcılar…Moda'daki Koço'yu bilememiş ve nefis mezelerinden tatmamış dostlarımız İstanbulluyum diyemez..

 Kapalıçarşı'nın tüm kapılarından girip çıkmamış, Tahtakale ,Sirkeci ve Beyazıt arasında bulunan o gizemli eski iş hanların en az on tanesinin adını ezbere bilemeyen ve o hanlarda özellikle hangi esnafın bulunduğunu öğrenmemiş, Taksim Eftalafos Kahvesi'nde nargile içmemiş veya içenleri seyretmemiş dostlarımız, Beyoğlu'nda ki Abanoz sokağını, yüksek kaldırımın sosyetik aşiftelerini bilmeyen, yeşilçam sokağının eski halini, oraya yakın aportda iş bekleyen figüran kahvelerini ve oralardaki sohbetlere şahit olmamışlar, Tepebaşı'ndaki müzisyenler kahvesini ve organizatör Sarı Orhan'ı bilmeyenler.

Sarıyer sahilinde balık, Pendik Hilmi Gazinosu'nda pilaki yememiş olanlar, Süreyya Plajı'nda denize girememiş, Adaların tümünü gezememiş Gaskonyalı Toma'yı ve Bostancı'da Saksonyalı Vedat'ı tanımamışsan, rahmetli sanat güneşimiz Zeki Müren'i Gar Gazinosu'nda izleyememişsen, Notre Dame de Sion Fransız Kız Okulu önünde kız araklama teşebbüsünde bulunmamışsan, Beyoğlu'ndaki Atlantik'de sosisli veya Amerikan salatalı sandviç yememişsen, İmam Sokaktaki meşhur Çağlayan Saz'a gitmemişsen, yine Beyoğlu Rebul Eczanesi'nden limon kolonyası almamışsan, Bakara'dan iskarpin alıp gömlekçi Daniş' de ısmarlama gömlek diktirmemişsen, Galatasaray'daki Zara'dan giyim aksesuarı almamış veya o nefis vitrinleri seyredememişsen, Kurbağalıdere' nin o meşhur kokusunu da duymamışsan, İstanbullu sayılmazsın.

Adamo'yu, Pepino di Capriyi ve Luis Alberto Del Parana orkestrası Los Paraguayos'u Kervansaray'da , Roberto Lorano'yu Taksim Belediye Gazinosu'nda dinlemek şansına sahip olamamışlar, çiroz'u iki kuruşa Balık Pazarı'ndan alıp yiyememiş veeeeee Haliç'de torik balığı yakalayıp lakerda yapmamış olanlar, Beyoğlu'ndaki İnci Pastanesi'nde profiterol, Saray Muhallebicisi'nde tavukgöğsü tatmamış, Taksim İşkembecisi'ni ve de Balat'taki meşhur işkembecileri bilmeyen dostlarımız sadece "İstanbul' da yaşayanlar" diye tanımlanırlar...

 

Lefteri,Turgayı, Baba Recebi..Can'ı ve Metin Oktayı Mithatpaşa Stadı'nda seyredememiş olanlar, para az olunca duhuliyeden, hiç olmayınca Gazhane sırtlarından maç seyretmiş olmayanlar, Mithatpaşa Stadı'nda kurulan güreş minderlerinde 8 siklette Dünya şampiyonu olan Serbest Güreş Milli Takımımız aslanlarını Yaşar Doğu..Hamit Kaplan..Müzahir Sille,Celal Atik vs.'yi göremeyenler, Harlem Globtroters basketbol takımının gösterisini ve Buz Revüsünü Spor ve Sergi Sarayında seyretmemiş olanlar, tramvaya asılarak seyahat etmeyen, Beyoğlu'nun o gizemli apartmanlarının içini merak saikası olarak da olsa, gezmemiş olanlar, Beyoğluspor Kulübü'nün Rumlara ait bir lig takımı olduğunu bilmeyenler, Ramazanlarda oruç tutanın, tutmayanın nasıl kardeşçe yaşadığını tatmamış olanlar, Beyoğlu Ağa Cami'de her hafta mevlüt okunduğunu ve mevlüt şekeri almak için, Rum, Ermeni, Musevi sınıf arkadaşlarının nasılda muzipçe oyunlar yaptığını görmeyenler ve bu anlattıklarıma daha binlerce ilave olacak İstanbul'un özelliklerini bilmeyenler İSTANBULLUYUM diyemezler..Yani kısaca..Heybeli'de mehtaba çıkmamışsan, Kalamış'tan bir tatlı huzur almayı denememişsen, Boğaziçi'nde ki şen gönüllere uzanamamışsan veeee..Aşk yuvası Çamlıca'da sevgilinle birlikte bir iz bırakmamışsan İSTANBULLUYUM diyemezsin. Sadece İstanbul'da yaşıyorum veya yaşadım diyebilirsin.

Nikos DİMİTRİADİS


İzlenme: 653
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR