MANŞET

FENERBAHÇE

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com


Sevgili okurlar Türk Futbol'unun 111 yıllık çınarı Fenerbahçe maalesef 20 yıllık aynı Başkan döneminde yine esas kuruluş nedeni olan futbol'da hüsrana uğramış durumda.

Ezeli rakipleri Galatasaray ve Beşiktaş ise bu süre içinde biri 4.cü, diğeri 3.cü yıldızları taktılar ve daha çok başarılılar.

Almanların bir atasözü vardır derler ki, ''Bir futbol takımı kulübün Yönetimi kadar güçlüdür''. 

 

Bu arada son 20 yıl için Fenerbahçe'yi Anamuhalefet Partisine benzetenler çok var.

 

Futbol ve spor kulüpleri gençlerin başarıları için kurulurlar, başarı olmazsa spor olmaz çünkü spor'un temelinde başarı vardır.

 

Fenerbahçe geçtiğimiz yılların süresi içinde Türkiye'nin en fazla sevilen ve dolayısı ile en çok taraftarı olan kulübü idi. Hatta bu nedenle Anadolu'da birçok bugünün amatör veya 1 ve 2.ci lig takımları kendilerine renk olarak sarı-laciverti seçmişlerdir.  Fenerbahçe o zamanlar toprak sahası ve tahta tribünleri ile Kadıköy'de çok dar imkanlar içinde idi ama sportif başarı vardı ve popüler olmasında en büyük etken başarıları idi.

 

Yıl 1954 İsviçre'de Dünya Futbol şampiyonasında Türkiyeye 7 gol attıktan sonra diğer maçlarını kazanıp finalde Macaristanı 3-2 yenerek dünya şampiyonu olan Alman futbolcu ve yöneticilerin bırakın tesisleri, yatacak doğrudürüst evleri bile yoktu. Almanya harpten çıkmış, bölünmüş, milyonlarla ölü vermiş ve istila altındaydı, ama dünya şampiyonu oldular.

Sporda başarı sadece tesisle olmaz, iyi ve doğru eğitilmiş bilgili antrenör ve yöneticilerle olur.

 

Bugün ise Fenerbahçenin malvarlığı eskisinden çok daha fazla ama başarı yok denecek kadar az. Paralar harcanıyor ama başarı getirmiyor.

 

Cumhuriyet tarihimizde ülkemize gelen en iyi iki futbolcudan biri ve takım kaptanı olan Alex DeSouza Fenerbahçe'den kovuldu. Dikkat ederseniz ondan sonra esas çöküş başladı. Tribünler çok önemli büyük derbi maçları hariç boş sayılır. Halbuki kombine biletler satılmış olmasına rağmen insanlar gitmiyorlar.

 

Bunun anlayana büyük manası olması lazım.

 

Spor işi sadece para ile değil en ön planda başarı ile oluyor eğer öyle olmasaydı Fenerbahçe eskiden parası yokken bu kadar popüler olamazdı.

 

Antrenör Aykut Kocaman ise maalesef Kapıkule'den dışarı çıkamamış ve sadece Türkiye içindeki kısır bilgilerle donanmış bir eski futbolcu. Futbolculuk hayatında da sadece yurtiçinde oynamış bir kişi. Türk futbolu Uluslararası düzeyde zaten yıllardır dibe vurmuş durumda.

Alex'in kovulmasında da Aykut Kocaman'ın çok büyük rolü olduğu her yerde söylenmekte.

 

Şimdi Mayıs ayında Fenerbahçe Kulübünde Kongre var yani yeni Yönetim seçilecek. Türkiye'nin 1. Numaralı ticari şirketinin sahiplerinden Ali Koç Başkanlık için aday olduğunu açıkladı. Ali Koç'un içinde yetiştiği şirketler gurubu dedesi zamanından beri tam profesyonel ve işin eğitimli uzmanları tarafından yönetilmiştir. Yani bakkal dükkanı gibi,  yani biraz da bizim futbola benzer şekilde yönetilmemiştir. Bu profesyonel yöneticilere şirketlerin sahipleri dahi karışamamışlar ve bu şekilde Türkiye'nin 1. numaralı şirketler gurubu olmuştur. Ali Koç'ta bu sistemin içinde doğmuş ve büyümüştür.

 

Böyle birisinin Fenerbahçe'nin başına gelmesi sadece Fenerbahçe için değil Türk Futbolu içinde büyük değişim ve yepyeni bir dönem başlatacaktır.

 

Ancak herşeye rağmen başarı isteniyorsa Fenerbahçe tüzüğüne ''3 yıl üstüste şampiyon olamayan Başkan adaylığını koyamaz'' maddesi mutlaka eklenmelidir. Birde Stadın isminin ne bahasına olursa olsun ''Şükrü Saraçoğlu'' olarak kalması ve bu onurlu ismin hiçbir şekilde satılmaması.


İzlenme: 145
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR