MANŞET

Didişme Sanatı

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com


Sevgili okurlar, her fırsatta Türklerin birbirleri ile asırlardan beri nasıl didiştiklerini hem tarih kitaplardan okuduk, hemde fırsat buldukça burada elimden geldiği kadar anlatmaya çalıştım. Zaman zaman mutlaka bir çiban yaratılıp sonunda çibanın başı kopartılarak didişme başlatılacağı kesindir. Son zamanda bu işler heryerde ve hergün olmakla beraber ülkeyi ilgilendiren büyük çibanlar 10-12 yılda bir oluyor ve 1960 dan beri öyle veya böyle devam ediyor.

Anımsarsanız bir süre evvel Murat Demirel ve bazı işadamları Bankalarda yolsuzlukla itham edilmiş hatta tutuklanıp  cezaevinde yatanlar olmuştu, yani bu olaylar yeni değil.  Biz insanlardan bıkınca hemen adrenalin yükseltecek bir sebep arar ve buluruz, birisi biraz başarılı olsun, yükselmeye görsün onu indirmek için elden ne gelirse yaparız, ama nedense bunu hep birbirimize yaparız, yabancıya yapan ve madalya almayı hakkeden bir tek kişi çıktı o da şimdi kaçtı gelemiyor Cem Uzan.

 

Şöyle tamamen tarafsız olarak kuşbakışı Türk ve Batı toplumuna bakalım, 1960 dan beri kızgınlık ve kıskançlıklar devam ediyor. Darbeler, idamlar, muhtıralar bu arada 1970 lerin sonunda hergün çeşitli siyasi düşünceler için onlarca genç öldürülüyordu ve 12 Eylül darbesi ile bu da bitti. 

 Diğer yandan  trafiğe , devlet ve SGK hastanelerine, devlet dairelerine bakın heryerde insanların birbirlerine kızgınlıklarını, kıskançlıklarını, nasıl zorluk yarattıklarını hemen görürsünüz ve anlarsınız, anlamamak için önemli bir ruhi rahatsızlık gerekir.   50-60 yıl evvelde özel sektör bugünkü kadar çok değildi ve devlet dairelerinde buna benzer yaşam vardı ismine  ''bugün git, yarın gel'' derlerdi.

 Bunun yegane nedeni bence eğitim sisteminin baştan aşağı A'dan Z'ye yanlışlığıdır.

  Fırsatını buldukmu gözünün yaşına bakmayız birbirimizin, akraba, dost, arkadaş, kardeş hiç tanımayız. Kardeşlik yemini etmişlerin arasında bile  birbirine düşman olanlar, mahkemelik olanlar,  fırsat bulsa göz çıkaracak olanlar doludur.

 Bugün yargıya bir de tepeden bakın, o hakimler, savcılar tavanlara kadar dosyalarla adil kararlar verebilmek için çalışıyorlar.

Hiç bir Avrupa ülkesinde bu kadar kavga ve didişme yok.

Savcı ve Hakimler bizde olduğu kadar yoğun bir iş yükü altında değiller. 

 Küçücük Marmarise bakın, toplam 50.000 nüfus ya var, ya yok. Çıkın sokağa başınızı kaldırın bakın ne göreceksiniz? Doktor'dan ve herşeyden çok Avukat tabelaları var ve hepsi para kazanıyor ve geçiniyor.  Yani uzun lafın kısası 50.000 kişinin bu kadar Avukata ihtiyacı oluyor.

Şimdi ayakkabı kutuları ile alay ediliyor, hırsızlık, yolsuzluktan bahsediliyor ve anlatılıyor çünkü geçmişi unutuyoruz.  Almanların atasözü aklıma geliyor ''geçmişten ders çıkarmazsan geleceğin çürük olur'' derler.  Daha kısa süre evvel aynı şeyler başka hükümet zamanında olmadı mı? Banka sahipleri, önemli kalantor şahsiyetler tutuklanmadı mı?  Hatta Özal Hükumetinde Bakan bile tutuklandı. O zaman hala ders çıkartamamış gibiyiz. 

Trafiğe bakın gaddarlığı ve öncelik için mabadini yırtan şoför müsveddelerini görmüyor musunuz? Yaya geçitlerinde ne kendi öz vatandaşına, ne de misafir gelen turiste yol vermeyip boğa gibi saldıran araç trafiğini bırakmışız, yıllardır yollarda radar ile pusu kurup trafiği düzeltebileceğimizi sanıyoruz...

 Devlet ve SGK hastanelerine bakın, insanların kapılarda nasıl bekletildiklerini gördükçe 50 sene evvelki Kapıkule Gümrük kapısı rezaleti aklıma geliyor.  İnsanları sevmediğimiz için onları düşünüp tüm çağdaş ülkelerde tatbik edilen hasta randevu sistemini dahi tatbik edemiyor veya beceremiyoruz.

Devlet dairelerine bakın, suratlardan düşen bin parça, gülümsemeyi unutmuş nesiller. Kendi vatandaşına, yani öz'üne hizmet etmeyi zul sayan mantık...

Hiçbir şey olmasa kendisinden sonra doğmuş kişilerin ayakayak üstüne atmasını terbiyesizlik olarak algılayan, nasır tutmuş beyinler.

Bu durumda yapılacak tek şey, kendimize mertçe sormak, ''bu eğitim sisteminin bütün bu olanlarda hiç mi kabahati yok?''...


İzlenme: 725
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

MUĞLA - HAVA DURUMU

MUGLA

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ