MANŞET

ÇARIKLI ERKÂN-I HARP

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com


Sevgili okurlar Türkçe bilhassa yaşları ilerlemiş olanlar için hiç tahmin edildiği kadar kolay bir lisan değildir.  Eski Türkçe'de çok fazla Osmanlıca kelimeler var ve bunlar yıllarla ancak değişebiliyor. Birde Cumhuriyetin başında kelime hazinemize giren Fransızca kelimeler var onlarda hatırı sayılır derecede çok.

Eskiden büyükler,   tahsili olmayan ama etrafa varmış gibi nasihatler verene "çarıklı erkan-ı harp" derlerdi.

Erkan-ı harp Osmanlıca olup Türkçe kurmay demektir yani çarıklı ama kendini kurmay sanıyor manasına söylenirdi.

Benim çocukluğumda İlkokul'da hatırlarım sınıf hocamız "Erkan-ı Harbiyeyi Umumiye Reisi derdi. Yani Genelkurmay Başkanı.

Müdde-i Umumi, Savcı demekti ve biz bu deyimlerle büyüdük, sonra sonra değişti.

Rahle-i tedrisat, Miralay ve daha birçok isimler kullanılırdı.

Hakikaten = Gerçek, Binaenaleyh = Nitekim gibi... Okul denmezdi Mektep denirdi, uçak denmezdi, Tayyare denirdi... Gökkuşağı değil Alayimüsema...

Önsezi = Hissi kablel vuku. (Rahat okunması için ayrı yazdım) . Gemi = Vapur...

Bir ara Türkçe lisanına reform yapmak isteyenler rahmetli Ecevit'in ilk Başbakan olduğu zamanlar bazı kelimeleri yenilemeye uğraştılar ama tutmadı.  Örneğin Otomobil = Özel itişimli götürgeç -  Sigara = Tütünsel dumangaç gibi..

Eskiden İlkokula giden tüm kız ve erkek öğrenciler siyah önlük giyer ve beyaz yaka takarlardı bu mecburi idi. Ortaokul ve liselerde ise kravat ve şapka mecburi idi.

Daha yüzlerce değişiklik sayabilirim. Bizden evvelki nesiller ise eski Türkçe bilir ve sağdan sola yazardı. Bunlardan biri de Evren Paşa idi, ilkokulda öğrendiği için bütün notlarını eski Türkçe yazardı... Çankaya'da Atatürk'ün eski Türkçe yazdığı şahsi özel notlarını okuduğunu anlatırdı.

1934 den evvel Türkiye'de Soyadı yoktu. Soyadı kanunu Türkiye'de 1934 yılında çıkmıştır dolayısı ile bazı bankalar ve diğer Kurumlarda sorulan  "anne kızlık soyadı" sorusu Bilgisayar programının, ya yabancı ülkeden kopyalanıp tercüme edildiğini, ya da bu programı yapanların Türkiye Cumhuriyeti tarihini bilmediklerini gösteriyor.

Türkiye'de 1934 yılından evvel evlenmiş olan hiç

bir kadının anne kızlık soyadı yoktur..

Zamanla herşey değişti, herhalde 3-4 jenerasyon eskiden yaşamış birisi yeniden gelecek olsa konuşmasından bugünkü gençler hiçbir şey anlamaz veya çok zor anlar.  Türkçe,  Farsça ve Arapça ile çok karışmış ancak Cumhuriyet zamanında da Fransızcadan çok sayıda kelime almış.

Askeri kelimeler, rütbeler hep değişik. Kolağası = Yüzbaşı, Kaymakam = Binbaşı, Albay = Miralay, Tümgeneral = Mirliva,

Mareşal = Müşir gibi...

Şöyle bir baktığınızda ben diyeyim yüzlerce, siz deyin binlerce böyle kelime var Osmanlıca lisanında, bugüne kadar çoğu değişmiş ve değişiyor.

Mesela eskiden Cumhuriyet Halk Partisinin ismi Halk Fırkası idi, çok sonra Parti oldu. Sekreter yoktu Katip veya Katibe vardı. Milletvekili yoktu, hepsi Mebus'tu.

Cumhurbaşkanı ise Reis-i Cumhur...

Demek istediğim Türkçe lisanı bir kaç jenerasyon içinde inanılmaz büyük değişikliklere uğramıştır, halen de değişim bütün hızı ile devam etmektedir.


İzlenme: 158
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR