MANŞET

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com

Sevgili okurlar Başkanlık sistemi denilip yeni Anayasa maddelerini okuyunca sanki örneğin Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım aynı zamanda Federasyon Başkanı olmuş gibi duruyor. Yani hem Fenerbahçe Başkanı, hem Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı.

Böyle birşeyin spor kulüpleri tarafından kabul edilebileceğini sanmıyorum.

AKP çok iyi biliyor eğer Sayın Erdoğan AKP'nin Genel Başkanı olmazsa ilk seçimde AKP seçimi kaybeder. Çözüm iki karpuzu da birden vermek.

Bugünkü olay budur...

Geçen akşam televizyonda Sayın Kemal Kılıçtaroğlu'nun bir reportajını izledim. Kendisi çok efendi, kibar, sözlerini dikkatli seçen bir kişi olarak göründü. Ancak bu şekilde siyasette seçim veya referandum kazanması çok çok zor.  Bir şekilde uyumsuzluk var...

Aklıma bir anım geldi. 1958 yılında İstanbul Beyoğlu İstiklal Caddesinde Vehbi Koç'un yeğeni merhum Özmen Aktar ve bazı arkadaşlarla yürüyoruz. O zaman Rus sefareti duvarında komunizm ve Rusya'daki yaşantı ile resimler vardı ve insanlar durur bakardı. Oraya yaklaşırken aramızdan bir arkadaş hızla yürüdü ve fötr şapkalı hiç tanımadığı 50-60 yaşlarında bir adamın kulağına birşey söyledi. Adam hemen resimlere bakmayı bıraktı ve hızla kaçar gibi yürümeye başladı, 3-4 adım atıyor arkasına bakıyordu. Biz ise kahkaha ile gülüyorduk sonra kendisine sorduk ''ne dedin adama'' dedik. Verdiği cevap ''seni bir daha burada görmeyeyim'' dedim oldu.

Yine Cumartesi öğleden sonra İstanbul İstiklal Caddesinin en kalabalık halinde bir kaldırımdan diğerine yaşlı başlı bir beyefendiye bu arkadaş bağırıyor ve ''beyefendi bir dakika gelir misin'' diyordu. Adam döndü baktı ve ''ben mi'' diye sordu. ''Evet sen'' diyince ''ne var ne istiyorsun'' dedi karşı kaldırıma gelmedi yürüdü gitti.  Yarım saat kadar sonra yine aynı durumda karşı kaldırımda 60 yaşlarında kelli felli başka bir bey yürüyor. Bu arkadaş yine  ''Ulan bana bak sana söylüyorum çabuk gel buraya şimdi senin...'' diye bütün gücü ile bağırınca o karşıdaki 60 yaşlarındaki beyefendi önce baktı, ''ben mi'' diyerek koşarak karşıya geçti ve yanına geldi. Sonra tabii arkadaş özür diledi ve benzettiğini filan söyledi, geçiştirdi ama hepimiz hem güldük, hemde hayretler içinde kalmıştık.

Bilmem anlatabiliyormuyum Türk insanı aileden başlayan ve  askerlikte devam eden bir sertliğe alışmıştır. Askere er olarak gideceklere ''ismin ulan, soyadın eşşoğlueşek'' olacak ayrıca dayakta yiyebilirsin buna alış diye büyükler eskiden nasihat ederlerdi. Şimdiki bir kısım gençlik tabii daha değişik, alttan almıyor ama henüz azınlıktalar.

Şimdi Sayın Erdoğan'ın kazanıp Sayın Kılıçtaroğlu'nun neden kazanamayacağını belki biraz olsun anlatmaya çalıştım.

Tabii anlayana...


İzlenme: 527
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR