MANŞET

Atatürk ve Vefa

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com

Sevgili okurlar çok açık ve net yazayım Türkler vefalı bir millet hiç değildir nüfusun %90'i büyükbabaları veya büyükannelerinin mezarına bile gitmez, bir kısmı nerede olduğunu hayal meyal bilir. İslam dini bunu bildiği için devamlı olarak başta ana ve baba olmak üzere aile büyüklerine saygıyı öğretir. Buna rağmen Türkler vefa açısından belkide Avrupa'nın en sonuncuları arasındadır. Türklerin vefa anlayışı daha çok gösterişe dayalıdır. Bu benim değil Türkleri tanıyan tüm dünyanın düşüncesidir.

Diğer yandan insanın gözlerine ve aklına bile inanamayacakları bir de aksi olay var Türklerde.  Atatürk sevgisi ve Atatürke olan Vefa.

İşte bu da diğer yandan ne Avrupa, ne de Amerika'da görülmüş bir sevgi ve vefa değil. İnanılmaz büyük saygı gerektirir bütün dünya bunu kabul eder. Vefat edeli 76 yıl olmuş bir insanı bugün sanki dün ölmüş gibi anmak, saygı duymak, sevmek hiçbir ülkede benim görüp, yaşamadığım ve duymadığım bir şey.

Türk insanı bununla ne kadar gurur duysa azdır. Eşi veya benzeri yok.

Hiç şüphesiz bunu da Türk Milleti annelere ve öğretmenlere borçlu.

7.ci Cumhurbaşkanı Kenan Evren kendisine gelerek teklifi getiren zamanın Milli Eğitim Bakanın isteğini geri çevirmeyip 24 Kasımı Öğretmenler günü ilan etmiş. O tarihten sonra Öğretmenevleri açılmaya başlamış 12 Eylül 1980 tarihinden evvel öğrenciden dayak yiyen ve sağcı/solcu diye ikiye ayrılmış olan öğretmenler birleşmiş ve onurlandırılmış.

Yanlız çok önemli bir noktayı çoğu zaman unutuyoruz. 10.cu yıl marşı ile, bayraklarla sokaklarda yürümekle bu iş olsaydı Atatürk iyi bir şarkıcı olurdu ama değildi. Sokaklara 1 milyon değil de 10 milyon insan çıksa ne olacak? Ne değişecek? Ben size söyleyeyim hiç bir şey.

Eğer Türkiye kuvvet gösterisi yapmak istiyorsa bunu sokaklarda değil kendi arasında önce hoşgörü ve güler yüzle gösterecek. Birbirine hainlik etmeyecek, kazık atmayacak, dolandırmayacak, aldatmayacak.

Çok yakın bir geçmişte bir anımı sizinle paylaşmak isterim. Bir arkadaşımın kızının Almanya'da ikamet bildirisi almak için Belediyeye gittim. Bu bölümde genç 25-30 yaşında Alman memurlar çalışıyor. Kağıtları verdim ''olmaz kendi gelecek'' dedi.  Buna karşılık ben de ''ama biraz evvel gelende kendisi değildi ama verdiniz'' dedim. Memurun verdiği cevabı işte Türkiye öğrenmesi lazım eğer güçlü olmak istiyorsa  ''O Alman burası onun ülkesi ona veririm'' dedi.

İşte işin püf noktası, yani can alıcı noktası burası durup dururken, ortada hiçbir şey yokken bile hiç tanımadığı adamın tarafını tutuyor çünkü o Alman diyor.   Aynı şey Türkiye'de olsa sizi şerefimle temin ederim tam tersi olurdu. Yabancıya güleryüz ve işi görülür, kendi vatandaşına kendi gelsin denirdi.  Budur Türkiyede'ki tek sorun, bu sorun bitsin bu ülke değil Ortadoğu Avrupa'nın gözdesi olur.   Onun için sokaklarda 10 cu yıl marşı ile bu iş olmaz, bu iş birlik beraberlik ve hoşgörü ile olur, çene ile olmaz. Bütün iş yine annelere ve öğretmenlere düşüyor, şimdi başlarlarsa belki 15-20 yıl sonra herşey değişebilir.

Bugün bütün dünya Öğretmenlerimizin ve annelerimizin öğrettikleri Türklerin Atatürke gösterdikleri vefa'yı hayret ve ibretle izlemekte, imrenerek ayakta  alkışlamaktadırlar.


İzlenme: 876
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR