MANŞET

Anne, Baba ve Çocuklar

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com

Sevgili okurlar Anne, Baba ve Çocuklar konusunda çok şeyler söylenmiş hatta yüzlerce kitaplar yazılmıştır. Çocuk doğurmak kolayda, yetiştirmek çok zordur. Göz açıp kapayıncaya kadar geçer ve küçücük çocuk büyür, okur veya okumaz ama ülkenin seçimlerde bir oy'da olsa seçmen bir ferdi olur. Ondan beklenilenler vardır, bunları yerine getirecek durumda olup olmadığı hep genelde sonradan su yüzüne çıkar.  Çocuk evlenir ve o da anne veya baba adayıdır.

İşte burda genelde sorunlar başlar. 

 

Babanın herhangi bir sebeple çocuklar ile ilgilenmeyip anneye bırakması, psikolojik olarak çocuklarda büyük bir boşluk yaratır. Bu boşluğun en önemli temel maddesi disiplin eksikliği yani bir şekilde prensipler ayrılığına yabancılıktır. Anne doğurduğu çocuğunu sevgi ve büyük bir hoşgörü ve tolerans ile büyütmek ister, sınırları koyamaz, koysa bile etkili olamaz. Genelde annenin kadın olması açısından bilhassa müslüman ülkelerde erkek kadar tecrübesi yoktur. Burada babanın koyduğu sınırlar çocuğun gelecek hayatında çok önemlidir. Konmamış sınırlar çocuğun evlendikten sonra kocası veya karısı tarafından konmasını bırakın, mevzu edilmesi dahi kavgalara ve boşanmalara sebep olur.

Dikkat edecek olursak genelde boşanan çiftlerde bir tarafın baba disiplininden uzak tamamen sevgi dolu anne sevgisi ile büyütüldüğünü göreceksiniz. Baba disiplini ile büyütülmüş olanlar ise, evlilik hayatlarında bazı şeyleri yadırgamazlar ve uyum sağlarlar çünkü çocukluklarında bunu öğrenmiş ve alışmışlardır.

 

Neticede boşanıp evliliklerini sonlandıran insanların mutlaka anne ve babalarında önemli bir eğitim eksikliği mevcuttur.

 

 

 

 

Sevgili okurlar, yukarda yazdıklarım benim çok mantıklı bulduğum ama bana ait olmayan düşüncelerdir. Almanya'nın bugün en önemli Psikolog ve Pedagog'larından olan Prof. Dr. Hermann Eberle'nin yazdığı kitabın sadece bir sayfasının özetidir.  Çocuk büyütmek ve çocuğu toplum için faydalı bir insan haline getirmek mutlaka anne ve babanın tartışılmaz 1.ci görevidir. Yanlız eğitimin faydası elbette vardır ancak hayatta mutlu bir yuva kurmak ve en önemlisi bu yuvayı iyi ve kötü günlerde devam ettirmek bütünü ile altyapıdaki disiplinle ilgilidir. Yoksa eski Türk atasözü var, ''Tahsil cehaleti alır, eşeklik baki kalır'' derler bu gerçekten doğru. Dünyanın hertarafında tahsilini fevkalade şekilde yapmış ama adam olamamış tahminlerden çok sayıda insan var. Zaten dünyanın kötü taraflarını bu insanların meydana getirdiği de bir gerçek.

Yabancılar genelde evlenmeden evvel evlenecekleri insanla bir süre birlikte oturur ve yaşarlar, bu müslüman ülkelerde çok fazla değildir. Yabancıların bunu yapması birbirlerini iyi tanımak, çocuk yapmamak, canım/cicim süresi bitince ne olacağını görmek ve ayrılma halinde çocuğa acı yaşatmamak içindir. Ama onlarda da eğer disiplin ve prensipler taraflara öğretilmemiş ise mutlaka kısa süre sonra sorunlar başlar.  Müslümanlarda ise bu evlendikten sonra olur ve genelde çocuklar acısını çekerler. 

Yapılan istatistiklerde hangi dinden olursanız olun, nasıl bir yaşama başlarsanız başlayın boşanma sayısı hemen hemen aynı olmasının tek ve en önemli sebebi budur.


İzlenme: 675
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR