MANŞET

Amerika-Almanya ilişkisini bilmeden...

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com


ABD'nin 32. başkanı Franklin Roosevelt 1939 yılında New Deal (Yeni Düzen) adıyla yeni bir yapılandırma programı başlattı. 1929'daki Büyük Buhran ABD ekonomisini çökertmiş, nüfusun dörtte biri işsiz kalmıştı. Roosevelt halka yakın biriydi ve fakirlikle mücadele için ciddi mücadele veriyordu. Kısmen Yeni Düzeni programıyla başarılı da oldu.

                Ancak 1950'den sonra Einsenhower, Lyndon Johnson, Gerald Ford gibi başkanlar Roosevelt'in Yeni Düzeni'ni yok saydılar. Birkaç başkan hariç hepsi paralı sınıfa yakındı. Roosevelt de paralı sınıftan nefret ederdi. Roosevelt ve ABD'nin paralı sınıfı arasındaki mücadelede ilk sinyal II. Dünya Savaşı'nda geldi.

                Hitler savaş yıllarında ABD ile iyi ilişkiler içindeydi. Ekonomik anlamda tam bir işbirliği söz konusuydu. Bu işbirliğini Hitler'le ilk gerçekleştirenlerden biri George W. Bush'un dedesi Presscott Bush'tu. Almanya'nın II. Dünya Savaşı dönemindeki kömür ve çelik alanındaki en zengin patronu Fritz Thyssen'le birlikte Presscott Bush Hitler'in en büyük destekçisi konumundaydılar. Thyssen'in Almanya dışında elde ettiği servetinin çoğu Brown Brothers Harriman şirketi adına Union Bankası'nda açılan bir hesap tutuluyordu. Bu hesabı kontrol eden Presscott Bush'tu.

                1942'de Amerikan hükümeti Bush'un kontrol ettiği Thyseen'inki dahil dört farklı hesaba el koydu. Peki savaş bitince ne oldu? Bu paralar Presscott'un Bush'un da aralarında olduğu Amerikalı işadamlarına bölüştürüldü.

                Hitler'e yardım edenler arasında başka işadamları da vardı. IBM'in kurucusu Thomas Watson delikli kart makinesiyle Nazilerin Yahudileri saptamasına yardım etmişti. Delikli kart makinesi aynı zamanda trenlerin vaktinde kalkmasını sağlamıştı. General Motors'un patronu Alfred Sloan Almanya'daki iştiraki Adam Opel'la Hitler'e her türlü araba ve nakliye aracı üretimi yapıyordu.

                Peki ya Henry Ford'a ne demeli? Ford, Nazi Almanyası için her türlü araç üretimini yapıyordu ve Hitler'in siyasetine uygun davranıyordu. Ford kendisine ait The Dearborn Independent gazetesinde 'The International Jew: World's Problem' (Uluslararası Yahudiler Dünyanın Problemi) tarzında yayınlar yapacak ve Yahudilerin sadece Almanya için değil dünya için sıkıntı olduğunu yazmaktan hicap duymayacaktı. Himmler, Goebels, Hitler için Ford büyük ilham kaynağıydı.

               Hitler'in Yahudi soykırımı ortaya çıkmasına rağmen ABD'li şirketler 1941'e kadar Hitler Almanyası'na her türlü üretim ve yardımı yapacaklardı. Bu şirketler arasında Ford, General Motors, Alcoa, Standart Oil Company, General Electric, DuPont, Kodak, Singer, International Harvester vb vardı. Servetlerinin önemli bir kısmını savaş döneminde kazanan bu şirketler soykırım ortaya çıkınca bile el altından Hitler'e destek vermişlerdi.

               ABD resmi olarak 1941 sonrası Almanya'ya ticareti yasakladı ama bu şirketler özel izinler ya da uydurma belgeler alarak ticaretlerini sürdürmüşlerdi. 1945'de savaş bitince aynı şirketler 'zararımız büyük' gerekçesiyle tazminat davası açtılar. Bunun için avukatlık şirketlerine ve bankalara ihtiyaç vardı. O dönem avukatlık şirketlerinin en büyüğü Sullivan & Cromwell'di. Bu şirketi kim yönetiyordu biliyor musunuz? Sonradan Dışişleri Bakanı olacak John Foster Dulles ve CIA başkanı olacak kardeşi Allen Dulles.

               Ayrıca Nazilerin yağmalanan altınları da Uluslararası Ödemeler Bankası'ndaydı ve bu banka Nazilere hiç sorun çıkarmıyordu. Dönemin Hazine Bakanı Henry Morgenthau Nazilerle işbirliği yapıyor diye bankayı kapatmak istedi ama gücü yetmedi. Çünkü sistem o zamanlarda kurulmuştu.

               Uluslararası Ödemeler Bankası, Union Bank, JP Morgan, Chase Manhattan Bank Nazilere para ve altın konusunda yardım eden dört bankaydı. Bu bankaların bugünkü sahiplerinin kimler olduğu herkesin malumu. II. Dünya Savaşı sonrası Nazilerle işbirliği yapan hemen herkes sorgulanmış ama Nazilere yardım ve yataklık eden şirket ve bankalara dokunulmamıştı. Hatta Nazilerin altın ve servetleri özel toplantılarla bölüştürülmüştü.

              Savaş bitince ABD, Alman istihbaratını ve önemli adamlarını olduğu gibi ülkeye götürdü. Komünizmle mücadelede bu isimlerden faydalandı. Sonradan ABD'ye gelecek birçok asker, istihbaratçı ve işadamı belli mevkilere gelecekti. Özellikle Cumhuriyetçi kesim Almanya'yla münasebetlerini çok ileri seviyelere götüreceklerdi.

              Bugün gördüğümüz Cumhuriyetçilerin ve büyük patronların oluşturduğu neo-con Amerikası'yla Almanların dostluğu bu döneme rastlıyor. II. Dünya Savaşı bitince ABD desteğiyle Almanların nasıl büyük bir ekonomi haline geldiği artık ders kitaplarında anlatılıyor. Yani neo-con ABD'siyle Almanya çok özel ilişkilere sahipler. Bugün Ortadoğu'da bile bu iki grup hemen her konuda işbirliği içindeler. Bu ilişki de öyle kolay kolay bozulacak gibi durmuyor.


İzlenme: 676
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR