MANŞET

ALMANLAR VE AHLAK

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com

 Sevgili okurlar ''ahlak'' hem bir şahıs için, hem de ülke için belki de hayatta sağlıktan sonra gelen en önemli oluşumdur. Düşündüğümüzde Atatürk'ün ''söz konusu vatan ise gerisi teferruattır'' demesi de bunu doğrudan işaret ediyor. Bu söz tamamen bir ahlak göstergesidir ve bugün dahi tamamen geçerlidir.

 Türklerle bilhassa Almanların arasında bir konuya çok dikkat edilmeli zira bu konuda çok büyük bir mantık farkı mevcut. Almanlar dünya harbinde belki de dünya tarihinin en büyük traumasını yaşamışlar, milyonlarla ölü vermişler, ülkeleri bölünmüş, tarihin en acı savaş mağduriyetini yaşamışlar. Bu insanların yetiştirdiği bugünkü Almanya'nın ağırlığı ahlaktan çok para'ya vermiş olduğu zaten her ne taraftan baksanız anlaşılıyor.

 Almanya taş taş üstünde kalmamışken kısa süre içinde toparlanmış, kalkınmış, eski teknolojilerini geliştirmiş ve kısa süre sonra biriktirdikleri para ile bölünmüş olan Doğu Almanya'yı Ruslar'dan satın almışlar ve bugün Avrupa Birliğinin önemli bir unsurudurlar.  Almanya'ya ancak iki yönlü bakarsanız tam gerçekleri görme şansınız olabilir, 1) Çok çalışkan, eski teknolojiyi geliştirmiş, kıskançlığı çok az olan, başladığı işi bitirmeden bırakmayan dolayısı ile mali gücü olağanüstü olan bir toplum, 2) 2.ci dünya harbinde yaşanılan büyük ve tarihi trauma nedeni ile ahlaki değerlerinin tam olarak  öğretilemediği toplum.  Bu bir gerçektir ve nereden ve nasıl bakarsanız bakın bunu görmek mümkündür.

 

Bir Alman için ülke topraklarının değeri yok gibidir, ailesi çok daha önemlidir. Ama bir Türke sorsanız bir karış toprağının bile herşeyden önemli olduğunu hemen söyler. Örneğin; Conkbayırında Atatürk'ün 57.ci Alaya söylediği ''Ben size ölmeyi emrediyorum'' sözü vatan sevgisini çok açık ve net her aklı biraz başında olan insanın anlayacağı şekilde anlatmaktadır.

O zaman bir insan vatanını neden sever diye sormak zorundasınız... Bir insan eğer geçmişine saygılı ise ve onlara saygı ve sevgisi varsa, onların mirası olan Vatanını da sever.

İşte bu duygu Almanlarda hiç yoktur.

 

Örneğin bir Türk için en önemli kişilik, hiç yaşamamış ve görmemiş olmasına rağmen Atatürk'tür. Bir Almana göre böyle bir Alman yoktur.

 

Bir Türk, annesinin hakkını hiçbir zaman ödeyemeyeceğine ve onun ayaklarının altında mecazi manada da olsa cennet olduğuna inanır. Herşeye yeniden sahip olabileceğine ancak ana ve babasına bir daha sahip olamayacağına inanır. Allah'tan sonra gelen olarak tanımlar ama Almana sorarsanız ''banamı sordu da beni dünyaya getirdiler'' der ve sadece miras bekleyen kısmına ilgi duyar..  Aradaki farkı tek kelime ile izah etmek mümkündür ve buna ''Ahlak'' denir.

Bu duruma bakarak tamamen tarafsız olarak değerlendirmek mümkün olabilseydi Almana ''mekanik ahlak'' diyebilirdik.

 

2.ci dünya harbi ile uğraşan ve dünyayı ele geçirmeyi planlayan Almanya tarihi yenilgiden sonra veya evvel, kendisinden sonra gelecek olan jenerasyonu manevi açıdan maalesef iyi yetiştirememiş, hemen arkasından gelen yenilgi, uzun yıllar savaş esirliği ve büyük trauma ile Alman halkını maalesef bugünkü duygusuz ve sadece para odaklı hale getirmiştir. Bunun düzelmesi elbette mümkündür ancak kaç jenerasyon süreceği belli değildir.

 

Bununla ilgili daha 1960 li yıllarda büyüklerimiz tarafından Almanlarla ilgili anlatılan bir fıkra vardı: ''Bir Almanı herkes peze..nk olarak bilirmiş. Bir gün çocukluk arkadaşı da kendisine bu sözü edince, dayanamamış gel buraya demiş ve yere çömelmiş. Eline bir tahta parçası alarak toprağa  peze..nk yazmış, sonrada cebinden bir sürü kağıt para çıkarıp üzerine atmış ve arkadaşına oku bakalım şimdi demiş''.

Yani ahlaksızlığı para ile örtmek manasında daha o zamanlar harp bitişinden yaklaşık 15 yıl sonra anlatılan fıkradır...

 

Bir Alman erkeğinin ağladığını çok ama çok nadir görür veya duyarsınız, ağlayan erkek bilmezler bazıları ayıp kabul eder, çünkü bu duygu verilmemiş ve 2.ci dünya harbinde tükenmiştir.

 

Duygusuz denildiğinde elbette genelde akla ilk gelen hayvanlardır, çoğu hayvan duygusuzdur ve herşeyi olağan görür ve sanki olacaklara hazır gibidir ama insan öyle değildir. Allah'ın sadece insana verdiği ve hayvanlarla insanı ayıran en önemli şeylerin başında 1) Konuşmak, 2) Duygu gelir. Duygusuz bir insanın hayvandan fazla farkı yok denilebilir.

 

Bugün 6-7 Milyon yabancının yaşadığı ve yine onbinlerce yabancı ile evli olan Almanlarda para çok, ama duygu eksiktir. Eksik duygularını yukardaki fıkradaki gibi hep maddiyatla örterler ve bu şekilde kendilerini tatmin ederler. Herhangi bir duygu göstermezler, çünkü yoktur alamamışlar, öğretilmemişlerdir.

 

Onlar çok zengin olsalar bile hiçbir zaman 3 Milyon Suriyeliyi alıp ülkelerinde besleyemezler ama  3 Milyon Türkü ihtiyaçları olduğu için alırlar ve çalıştırıp üzerlerinden yıllarca para kazanıp bir de küçük görürler.

 

İnsani duygular insan olmanın onurunu, gururunu ve neticede ahlakını meydana getirir.  Onun için Almanlarla siyasi ilişkilerde en çok dikkat edilecek konulardan biri bu gerçeği iyi bilmektir.


İzlenme: 221
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

MUĞLA - HAVA DURUMU

MUGLA

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ