MANŞET

ALEX DE SOUZA

Metin Cangör

Metin Cangör

E-Posta : metincangor1@hotmail.com

Sevgili okurlar evvelki gün İstanbul'dan bir arkadaşım bir kitap göndermiş. İsmi Alex de Souza. Hemen aldım koskoca kitabı bir solukta okudum bitirdim. Alex kitabına Brezilya ve İtal'ya daki yaşadıklarını da yazmış ve Fenerbahçe kısmını sonunda kibarca anlatmış. Aklıma geldi, yıllar önce yakın bir dostum Fenerbahçe Stadında kiralamış olduğu Loca'ya beni davet etmiş hem de gel Alexi izle demişti. Memnuniyetle gitmiştim.

Lefteri, hatta Cihat Arman, Gündüz Kılıç, Hakkı Yeten gibi eski süper futbolcuları da canlı izlemiş biri olarak Alexe hayran kalmıştım. Böyle klas ve zeki birinin Türk futboluna nasıl geldiğine akıl erdirememiştim.

Bu Alex yıllar geçti kendisini her tarafta kabul ettirdi ve 100 yıllık Fenerbahçeye Kaptan oldu. Dünyanın zamanında en iyi futbolcularından olan Zico ile Alman Antrenör Daum idaresinde izlediğim kadarı ile tek başına kazandığı ve kazandırdığı maç sayısı çok fazla idi. Kendisini ve efendi halini herkes takdir etti. Zamanın Başbakanı bile kendisini davet etti ve konuştu.

Alex aile hayatı ve efendi hareketleri ile yanlız Fenerbahçe değil, diğer tüm takımlarında saygısını ve sevgisini kazandı.

Bir orkestra şefi gibi Fenerbahçeyi yönetiyordu evet aynı orkestra şefi gibi. Akıl ve zekası ile diğerleri kadar koşması da gerekmiyordu. Gol kralı bile oldu.

Bu arada Zico gibi bir gerçek Futbol bilgini kovuldu, soyunma odasına girilerek talimatlar verildi, arkasından Alman Daum kovuldu ve Kapıkule'den dışarı çıktığında top görememiş olan Aykut Kocaman Antrenör yapıldı.

Birgün birden antrenör Aykut Kocaman'ın Alexi istemediği duyuldu. Bu zaman içinde Fenerbahçe Kulübü Başkanı tutuklandı hapse girdi sonra çıktı ve Başkan tarafsız kalması gerekirken tarafsız kalmadı. Alex için ''kendi yanında ayakayak üstüne atıp, cep telefonu ile konuştuğu'' için terbiyesizlik yaptığını basına ifade etti. Hatta bir gün stadyuma cezalı erkeklerin alınması yasak olduğu için gelen onbinlerce kadın Fenerbahçeli taraftara Başkan mikrofonu eline alarak fırça attı.  Bütün televizyonlar bunu halka iletti.

 Çok ahlaklı olduğu her halinden belli olan Alex ise basından duyduğumuz kadar hemen eşyalarını topladı ve sezon ortasında ailesi ile birlikte vatanı olan Brezilyaya döndü.

Ona da bu yakışırdı...

Dönmeden evvel de Türkiye Cumhurbaşkanı kendisini ve eşini Ankara'ya davet ederek hediyeler verdi ve en iyi ve yakışır şekilde uğurladı.

Taraftar Kadıköye bir de Alex'in heykelini dikti, ölümsüzleştirdi.

Buraya kadar bakıldığında Türkiye Cumhuriyetini temsil eden Cumhurbaşkanı tarafından uğurlanan belki de tek futbolcudur Alex DeSouza.

 

Şimdi Fenerbahçe Futbol Takımı, belki de Alex gittiğinden beri bu kadar aciz ve zayıf. Kulüp Başkanı açıklayıp bir İtalyan sportif direktörü halka tanıtıp 70 Milyon Euro vererek yeni oyuncular ile yeni bir Portekizli Antrenör alması hiçbir değişikliğe sebep olmadı. Ezeli rakip Galatasaray 4.cü yıldızı taktı ve Fenerbahçe stadında şampiyonluğunu kutladı.

Dünyanın tüm medeni ülkelerinde bir spor kulübünün 1. numaralı hedefi başarıdır asla tesis değildir. Ben Fenerbahçe'nin şimdiki stadyum zeminin toprak olduğunu, tahtalardan tribün olduğunu ve kaleci degajlarının deniz yönünden gelen rüzgar ile kaleciye geri döndüğünü bilirim. Duş yoktu kova ile soğuk su taşırlardı.

Ama başarı vardı...Fenerbahçe bugün varsa bu başarıların takımıdır.

Futbolun beşiği olan İstanbul'da  en üst ligde oynayan Vefa, Beyoğluspor, İstanbulspor, Feriköy, Adalet vs. gibi nice kulüpler başarısızlıktan yok oldular, tesisleri olmadığından değil.

Türkiye'de en çok taraftarı olan Fenerbahçe yavaş yavaş bu taraftarı kaybediyor. Stadyum maçlarda boş.

Fenerbahçe'de çanlar çalıyor en kısa zamanda Ali Koç'un Başkan olması Fenerbahçeyi de, Fenerbahçelileri de rahatlatacak ve spor kulübü yeniden inşaata değil başarıya dönecektir.


İzlenme: 324
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR