MANŞET

NEDEN BÖYLEYİZ

Hatice ALTUNAY

Hatice ALTUNAY

E-Posta : marmarismanset@hotmail.com

      İlkin komşu ,yoldan geçen bana selam vermedi dersini vereyim.Allahın selamını  almadı ile başladı. Başta çok masum duruyordu. Hepimiz bir selam yahu dedik.Sonra komşunun kızının,delikanlının hal ve hareketlerinden sorumlu olduk.”delikanlılığa yakışmıyor.” dedik. Komşunun kızına “……” adını taktık vicdanımızı rahatlattık.Olmadı mahalleden kovduk ya da mahkemelik olduk.

    Şimdilerde ne olduk? Ülkemizde acılar iyice katmerleşirken ,neredeyse acının hiç düşmediği il,ilçe, köy kalmamışken,iyi yönetiliyoruz algısında aldanışlarda vicdanımızı rahatlatıyoruz yalnızca.Oysa, acı içinde yüzmekteyiz.Gücümüz ne zaman tükenecek ?Hepimiz vicdanımızla boğulup gidecek miyiz?

    Yaşıyoruz içimizde herkesin kendini  “baş” “başat” olarak gördüğü günleri. “Benim lafımın üstüne laf konmaz” “Ağanın …. üstüne…konmaz.”deyişini doğrularcasına.İşin garibi herkes kendi çapında “kelek kesen” olmuş.Kimsenin kimseyi algıladığı ,dinlediği yok.

       Kısa mesafede ,kısa aralıklarla gitmesi gereken yol güzergahı ne yazık ki ancak buçuklarda hareket edebiliyor.Otobüsün içini balık istifi dolduruyor. Önceden alınan biletlerde  erkeğin yanına kadın a da bilet kesiyor,tutuyor muavin adamı suçluyor “Niye oturdun kadının yanına.” Biletleri kontrol edince susuyor.Kadın yolcuya ”İstersen yerini değiştirelim.”diyor.Bakınıyoruz nereye değiştirecek ki herkes çoluk çocuk oturmuş durumda. Kadın “Sıkıntı yok!” diyor.Sıkıntı var diyorum içimden hem de en büyük sıkıntı.

        Çay,kahve vb servisten sonra otobüsün içini balık istifi dolduruyor.Bir iki kişi homurdanıyor.Yollardan müşteri alımı sürüyor,vatandaşın gıkının çıkmadığı bu olayda bir beyefendi  sesini yükseltiyor.” Hakkınız yok bu kadar adam doldurmaya.Bir kişi daha alırsan arabanı bağlatırım.” diyor.İçerdekiler şoföre hak veriyor sanki.”ekmeğinden olmasın.”diye sus pus.Hiç biri de yüksek sesle

“Bey efendi  haklı dolduramazsın “demiyor.Bir kaç kadın sesi uğultu gibi yükseliyor şoför de onları tınlamıyor.Koridora aldığı çoluk çocuk,kadın ,adam v.s fazla çalkalanmasın diye otobüsü hızlı süremiyor.Neyse ki yollar da epey inen oluyor,tek tük binen de oluyor.Koridor rahatlıyor.Muavin “Biz  yoldaki müşteriyi almak zorundayız” açıklamasını yapıyor.Kimsenin yoldaki müşteri için diyeceği yok.Herkes içine gömülüyor .”Haklısın” diyen de yok.

     Alanya-Antalya  arası üç saati buluyor neredeyse. Nihayet geldik Antalya Garına.Herkes normal akışında eşyalarının derdine düşüyor.Şoför biraz önceki kibarlığını çoktan bırakmış aşağıya iniyor. Otobüste  sesini çıkaran beyefendinin  yakasına yapışıyor.İçerdeki sessiz adamlar,delikanlılık yapıp adamı  güpegündüz tartaklamaktan kurtarıyor.

      Okuyucum,hanginiz tanık olmadınız hatta ,hanginiz yaşamadınız benzer olayları ?Hastalıklı bir başınız varsa, sağlıklı vatandaşınız olmuyor,olamıyor.Delilik sınırına gelip gittiğimiz anlar oluyor. Hani ” Katil olmak işten değil.” dediğimiz anlar.

      Öğretmen olarak ,eğitimde olumsuz ne varsa baş tacı olanlara tanık olmak içimizi sızlatıyor.Amacına yürüyenin ezildiği ,dışlandığı,kirli ilişkilerin baş tacı edildiği ortamda cehaletin kılıcı keskinleşiyor. Ülkede nasıl yönetiliyorsanız,öyle insanlar  oluyor ki sizin dürüstlüğünüzün,adaletinizin üzerine çullanıyor.Yoksul ve çaresiz isen yaptığın eylem kepazelik oluyor.Haksızlık içinde üçüncü gözlerin kahramanı oluyor.

     Ülkemizde ,şehitler için ağıtlar yakılırken, öbür yanda toydan,ziyaretlerden  geri kalmayan zihniyet, bana ninemin sözünü  anımsattı .”Gün gelir mal malamatı örter.”Şimdi öyle bir zamanın çılgınlığını yaşıyorduk. Malın yoksa, sözün yok,sözünün değeri yok.Malın varsa borun öter,senden iyi si yok baştan düşmezsin.

        İçimize düşen şehit ağıtları,Köyceğizde,Marmaris’te,Muğla’da, Fethiye’de… Ülkemizin dört bir tarafında yüreğimizi yaksın.Çocuklar,bebeler yetim kalsın, kadınlar dul kalsın ,anaların ciğeri kavrulsun hiç önemi yok.Borusu öten ötene…Başa düşkünlük marazisinde demleniyoruz ne hazin…Sağanak yağmur gibi yağıyor üstümüze acılar,acı üstüne…Acılardan beslenip güçleniyorsun . Kanlı lokmalar aşın ,acılar demliğin olmuş ne desek boş!... Acıtmaya doymuyorsun. Adımız demokrasi demeye utanıyorum.Adımız ne desem bilmiyorum. Soruyorum : “Adımız var mı bizim?


İzlenme: 783
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR