MANŞET

KADIKÖY OKURU/KADIKÖY YELİ

Hatice ALTUNAY

Hatice ALTUNAY

E-Posta : marmarismanset@hotmail.com

       İstanbul korkuma rağmen Haydarpaşa Garı kitap etkinliklerine katılmayı çok istiyordum. Arkadaşım Gülseren Akdaş beni aradı. Meral Kutluğ ile Çağdaş Yaşam Gönüllüsü olarak Samsun ‘da bir özel okula davetliydik. Benim Haydarpaşa yolculuğum “Hani bir Güneş doğmuştu ya Samsun’dan “sezgisi içinde Karadenizden başlamıştı. Bafra’da arkadaşımdaki konukluğum, ertesi gün Çarşamba kitap fuarının açılışına katılışımız ve bir gün de olsa Çarşamba kitap fuarını solumam harikaydı. Hele Samsun’dan Meral arkadaşımla birlikte öğretmen dostlar edinmemiz; Samsun da Amazon müzesini gezişimiz gerçekten tüm yorgunluğumuza değdi diyebilirim.

    Gülseren arkadaşımla ver elini İstanbul yolcusuyduk. Önceden Kadıköy Köşk Otelde yerimi ayırtmıştım. Rehberim arkadaşımdı. Sağ olsun beni Köşk Otele getirdi, birlikte kahvaltı yaptık. Dönüşte almak üzere valizini depoya bıraktı. Kitap valizimi, arkadaşım afiş ve bir miktar kitaplarını aldı Haydarpaşa Garına doğru yola çıktık. İçime huzur doldu İstanbul’un iç yüzündeki kalabalık, keşmekeş trafik vb sorunlarla boğuşmayacaktım. Memurdum fakat varsıl gibi otelde kalıyordum. İstanbul bana eziyet olmasın yeter ki… Avrupa yakasında ne çok arkadaşım, sevdiklerim vardı ben göze alamadım.

     Haydarpaşa Garına hoş geldiniz yazısı göründü. Bayraklarla donatılmıştı… Sıkı bir kontrolden sonra içeriye yürüdük. Geçen yıl ikinci bölümü olan Gar kitap günlerine ilgi yoğundu. Dernekler, sendikalar, gruplar B salonun sonundaydı. Olsun yağmasa da damlardı buraya okur dedik. Standımızı yerleştirdik arkadaşım Gülseren ile. Aradan çok zaman geçmeden Meral geldi.(Samsun’dan İstanbul’a uçakla gitmişti.)Okurlarımızı beklemeye başladık. KUSADER standı tümüyle hazırdı.

      Kadıköy yaşayanı, özgür yaşam havasında suya sabuna dokunuyordu. Göz ucuyla bakıp geçen gençlerin aksine belli bir kuşak okur kitaplarımızı karıştırıyor, arka kapak yazılarını okuyor, hoşuna giden bir ton var ise bizden imzalı alıyordu. İlk açılış günleri cumartesi-Pazar  Kusader Standında ilginç okuyucu kitlesi yakalamıştım. Özellikle şiir kitabı soranların olması beni şaşırtmıştı.”Yalnızca şiir okurum.”  diyen birkaç okurum beni çok mutlu etmişti. Aksilik bu ya şiir kitaplarımı Çarşamba’da tüketmiştim, zaten az getirmiştim. Akın akın okuyucumuz yoktu arka taraftaki salonda. Çoğunlukla çıkış arayanların geldiği sokaktı bizimkisi.

       Kadıköy’de de her yerde olduğu gibi öncelik çocuklardı. Analar, babalar biricik evlatlarına kıyamıyordu, kendine olan harcamalarından kısarak evlatlarının isteği olsun diye çabalıyorlardı. Standımızda Çocuk kitapları büyük ilgi odağı olmuştu. Kitap olsun da ‘her çeşit okuruz .’diyen bir okuyucu kitlesi de vardı. Önemli olan içine sinsindi okurun. Öğretmen yazar kitlesi ile tanışmak çok hoş olmuştu benim için. Gülümseyen Turkuaz  adlı imece kitabımız gibi kitap düşleyen edebiyat öğretmeni ile tanışmam müthişti. Kitabımızı ona imzalayarak bir tohumu yeşertmenin kıvancı içindeydim. Çarşamba’da da aynı ilgi vardı beni şaşırtan. Okur kitlesinin yönü hiç belli olmuyordu gerçekten.

       Gülümseyen Turkuaz sezgisi mi bilemedim en arka sokak olmasına rağmen Marmaris Belediye Başkanı ile buluşmamız ilginçti. O da Beşiktaş’ın zaferi için İstanbul’a gelmiş Kadıköy yelinin içinde dalmıştı ekibiyle…Dünya küçük derler ya öyle bir andı işte!...

     Kadıköy yelinden nasibini alan isimliklerimiz, çocuk kitaplarımız oluyordu. Hava bulutlar dağılınca sıcak, bulutlarla örtülünce yel çıkıyordu. Kısmette neyse, onu yaşayacaktık. Bazı okurlarım beni internetten eklemiş, kitaplarımı okumaya başladıklarını, çok beğendiklerini yazmışlardı. Köşk Otelde tanıştığım Tahsin Bey Gülümseyen Turkuaz kitabımızı bir solukta okumuş, Sıla karakterinden ülkede çok var biliyor musun öğretmenim diyerek beni şaşırtmıştı. Okuyucunun yorumlarını hemen alınca bir yazar daha ne ister ki… Gülümseyen Turkuaz meslektaşlarıma, iyi okuyucularıma, değerbilirlik olgusu içinde gitmişti. İçim içime sığmıyordu.

    Yedinci kitabım Kayıp Kadınlar Tunç Yayıncılık tarafından basılmıştı. Stantta ilk elime aldım “Hoş geldin aramıza” dedim. İki günde arka cephede olmamıza rağmen iyi ilgi gördü. Bazıları içeriğini bilemediğinden kapaktan hareketle bunaltısını yansıttı. Haklıydı hemcinslerim neyini okuyalım her türlüsünü yaşıyoruz diyordu bakışları, sert tınılı sözleri. Oysa ben işkencecileri, terör belasını ballandırarak anlatmıyordum. Veba salgını gibi kadın üzerine çullanmak prim oluyordu bu sistemin yarasalarına. Nerede boşluk var orada akbaba, yarasa, vs vs türüyordu.

        Tunç Yayıncılıkta Kayıp Kadınlar kitabımın ilk imza gününü yaptım o gün nedense hafta başı dolayısı ile okur pek seyrekti günü hiç kurtaramadım. Kısmet her şey… Benim için bir ilkti İstanbul’da yeni fırından çıkmış kitabımın imza günü. Kayıp Kadınlar kitabımda İstanbul öykülerim vardı ve orada imza oldu bu anlamda mutluydum. Semeriyle seksene oturmuş olmam beni çok huzursuz etmiyordu.

    Sağ olsunlar Yılmaz Güney aracılığı ile İmambakır Bey’in yardımıyla henüz yüz yüze Mehmet Yeşildağ bana Köşk Oteli önermişti. Beş yüz metre mesafe beni çok sevindirmişti.Sağ olsun Türker Aktaş beni hiç üzmemişti.Ben de ona tüm kitaplarımı sergilemiş, çalışanlarına, eşine,dostuna armağan etmiştim.Gülümseyen Turkuaz kitabımıza gösterdiği ilgiye teşekkür ederim.

   Son günümde tabelasını gördüğüm Kadıköy Aziz Berker Halk Kütüphanesini ziyarete gittim. Hangi yazar taşradan gelip de kütüphane ziyareti yapardı. Ben yaparım, çünkü lise, üniversite yıllarımda kütüphanelerin yolunu iyi bilirim. Sarı samanlı kağıtları ciltleyip defter yapan bendenizde o sayfaların, kitapların değeri büyüktür. Tüm kitaplarımı, Gülümseyen Turkuaz kitabımızı imzalı bıraktım. Ardımda bizleri okuyan izler olsun. Kadıköy yelinde bizde olalım istedim. Bana Don Kişot diyebilirsiniz. Bu ülkede Don Kişotlar olmasa, sis çöker üstümüze.

      Haydarpaşa Garında dört gün olmak beni fazlasıyla mutlu etti. Tarihi mekân kitap kokusuyla yeniden canlandı. Emeği geçenleri kutluyorum. Sermayeyi kediye yüklesem de Haydarpaşa’nın dalgın ve keyfine düşkün kedisi gibiyim. Hoşçakal Haydarpaşa Garı! Kısmet olursa seneye yine gelirim.

 7 Haziran 2017/ Haydarpaşa Garı

Hatice ALTUNAY


İzlenme: 568
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR