MANŞET

İKİNCİ EDEBİYAT ŞÖLENİ/CEVİZ AĞACINDA KİTAP ELLERİ…

Hatice ALTUNAY

Hatice ALTUNAY

E-Posta : marmarismanset@hotmail.com

                 

      Haluk Yalçınöz’ün başlattığı-kitap okuyana çay bedava sloganı ile-arkadaşımız Nuran Benli’nin bizlere duyurduğu bir etkinlikti Ağaçlı. İşlettiği kahvehanesin çoğunluk erkeklerin oyunlarla eğlendiği yer olmak çıkarıp, genç, çocuk, herkesin ilgisini çekmeyi başardığı minik kütüphanesiyle bir ilke imza atmanın kıvancını ülkemize taşımıştı. Oluşturduğu kütüphanesi hepimizi ziyadesiyle heyecanlandırmış; gönlümüzden kopan kitaplarımızı armağan etmiştik Ağaçlı köyüne.

   Marmaris Kitap Günlerinin ilkinde arkadaşım Nuran Benli’nin sosyal sorumluluk heyecanı beni de sarmıştı. Arkadaşıma Ağaçlı köyüne ulaştırması için kitaplarımı imzalamıştım.

     Birinci Ağaçlı yazar okur buluşması daha doğaldı, köy kokusunu içimize sindirmiştik. Köy çocuklarının heyecanlı bakışlarına armağan etmiştik kitaplarımızı. Bu yıl ikincisine davetliyiz. Nuran Benli ve Haluk Yalçınöz’ün daveti üzerine gitme hazırlığının heyecanı içindeydik. Ben ve İçmelerden şair arkadaşım Gül Özmetin ile katılacaktım.

                                               Altı Mayıs günü

   Gül Özmetin ile gecenin ikisinde yolculuğumuz başlamıştı. Aslında Aydın /Söke yakındı sabaha doğru da çıkılabilirdi konumlarımız uygun olmadığı için tuhaf bir zamanda yolculuk yapıyorduk. Çın sabah ışıklarıyla Aydın otogardaydık. Aşağıya minibüs duraklarına inip kırlangıç uçuşları ve sesleriyle sessiz zamanı dolduruyorduk. Söke minibüsünü beklerken, kanat sesleriyle irili ufaklı kırlangıç şiiri yazıyorduk.

     Nihayet, ufukta Söke aracının sürücüsü göründü. Biz hemen yekindik. “Acele etmeyin yarım saat sonra araba hazırlanacak. “Yeniden çöktük sandalyelerimize. Zamanı gelince çalıştırdı aracını biz de Söke’den Ağaçlı’ya hareket etmiş olduk. Söke Garında sabahın erken tonlamasında kahvaltı edecek ortam ve yiyecek tınlamasında Marmaris çınladı yeniden. Masaya yayılan gazete ve üzerine konan yiyecekler bizi gülümsetti. Öğretmen algısıyla rehberlik ettik işletmeye o da bize güvendi ihtiyaç görmeye gitti sahi içeriyi soysan ruhları duymayacak… Biraz yürüdüm küçücük garda. Köşede minicik el örmesi sepetlerde papaz erikleri vardı yaza bunların içine incir dolardı. Neyse, bir bardak çay ve yiyecek bulmuştuk ya adam geri gelince hesabımızı ödedik.

      Söke’den Ağaçlı’ya giden aracı bulduk hemen hareket ettik. Dokuz buçuğa gelirken Ağaçlı’da Haluk Yalcınöz’ün kültür mekânını bulmuştuk. Çaylarımızı içtik. Ağaçlı Çay salonundan sarkan doğal güzellikleri telefonumun ekranında kayıtladım. Kahve üstüne kahve içtim ayakta kalmak için, oysa gecede uyumuştum.

    İkinci Ağaçlı Edebiyat Şölenin yazar kadrosu genişletilmiş, Söke bölgesi yerel yazarlar etkinliğe dahil edilmişti. Çevre yazarlarının dâhil oluşu beni mutlu etmişti, daha etkin bir kaynaşma olur diye düşlemiştim. Düşlerim pek gerçek olmadı, samimi bir ortam oluşturulamadı. Süre uzun olaydı, kıvılcım mutlaka doğardı. Bir günü Edebiyat Şöleni sığdırmak ancak olduğu kadar olurdu.

      Stantlarımız Söke kültür müdürümüz Neriman Ceylan Arslan tarafından hazırlanıyordu ve Haluk Bey de yardımcı oluyordu. Ben ve arkadaşım Gül ile Haluk Beyin ikizlerini görmeye gittik. Eşi Kâtibe sağ olsun o kadar işinin arasında bize çay yaptı. Bir demlik çay ile ancak kendimize geldik. Program saat 14.00 de program başlayacaktı. Öğleye doğru stantlarımız hazırdı. Arkadaşlarımız kitaplarını masalarına sermeye başlamışlardı. Biz de hoş beşten sonra ceviz ağacının koyu gölgesindeki yerimizi almıştık. Yakalıklarımız, isimliklerimiz masalarımızda bizi bekliyordu. Standımızı hazır ettik. Birkaç okuyucumuz oldu. Son dakikalarda oluşan bir gelişme üzerine Ağaçlı Köyünün girişindeki Asmalı Bahçeye kahvaltı etkinliğine bir öncü eşliğinde götürüldük. Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran tarafından gözleme, zeytin bol yeşillik ve ayrandan oluşan kahvaltı ikramı ile uzun masada birleştik.

Sohbetli kahvaltı masamız harikaydı yalnız son anda olgunlaştığı için tahmin ediyorum. Sonuç olarak birazcık okurlarımızı yitirmiştik. Ev ve el işi sergileri ayrı bir mekâna taşınmıştı yol boyundan başka bir alana çekilmesi ilgiyi zayıflatmıştı bence.

    Kahvaltı sonrası toplu fotoğraf çekimi yapıldı ve alanlarımıza yürüyerek döndük. Öğretmenim Ayşen Suntekin’in ablası Mahbube ile buluştuk, kucaklaştık yirmi yıl öncesi günlerin buğusu vardı gözlerimizde.

     Program sunumu yazar arkadaşımız Ümran Öztürk tarafından gerçekleştirildi. Komite üyeleri Haluk Yalçınöz, Nuran Benli, belediye başkanı Süleyman Toyran konuşmalarını yaptılar. Begonya Ertaş arkadaşımız şairlerin naçizane şiirlerini büyülü sesiyle okumuştu. Son dakika şiirleri içinde ikinci şiirimi de okuyanlar arasındaydım. Açık havada olduğundan kadına şiddeti işleyen kısa oyunun sözleri pek anlaşılamadı. Söke Belediyesinin halk oyunları ekibi, mehter takımı görsel ve işitsel şölen harikaydı. Söke Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu ezberden dokunaklı şiirini okudu. Sökeli şair Duran Bey de hepimizi gülümseten şiirini ezberden okudu. Okullar arasında öykü yarışması yapılmıştı. Birinci olan eser okundu ve ödül töreninde anlamlı büyükçe plaketler verildi. Zaman akıp gitti ve nihayetinde program bitiverdi.

    Okulların müsameresi gibi izleyen Ağaçlı halkı etkinlik sonlandırılınca izleyiciler çil yavrusu gibi dağılıvermişti. Biz yazarlar köşeciklerimizde biraz unutulmuştuk. Şaşkınlığımızı üzerimizden atmaya çalışırken, Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran, Söke Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu bizleri tebrik ederken,, Söke Kültür Müdürü Neriman Ceylan Arslan armağanlarımızı sunmuştu.Sonrası birdenbire toplanıverdik.Öncelikle, etkinliğin destekçisi Mina Kadinın’a,Nuran Benli’ye,Haluk Yalçınöz ve Kültür müdürümüz Neriman  Ceylan Arslan ve ekibine, Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran ve ekibine,Söke Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu’na,sunucularımız Ümran Öztürk, Begonya  Ertaş’a teşekkür ederiz.Marmaris’ten gelen biri olarak saymayı atladıklarım varsa özrümü kabul etsinler.

    Verimli olması düşlenen etkinlik birdenbire bitivermişti. Bendeniz biraz şanslıydım. Beni kurtaran önceki okuyucularım ve öğretmenimin ablası Mahbube olmuştu. Neredeyse, bütün kitaplarımı toplamıştı stanttan. Gülümseyen Turkuaz adlı imece kitaplarımızın birinci ulağı olmuştu. ÇYDD ye ulaştıracaktı. Masamızdan ayrılacağımız sırada Manisa Gökekin grubu adıyla elimde tek kalan şiir kitabımı almışlardı bir grup genç. Manisa radyosunda çalıştıklarını belirtmişlerdi.

   Bizi sonuna kadar bırakmayan,  Mahbube ablamla, meslektaşımla tası tarağı toplayıp, çevremizdeki arkadaşlarımızla vedalaşıp mekândan ayrıldık. Meslektaşım bizi tepeden kuş bakışı çok hoş görünen yeni, çok hoş doğayla uyumlu evlerine konuk etti. Eşi en büyük yardımcısıydı. El emekleriyle küçük fakat kullanışlı evleri vardı. Arkadaşım Gül Özmetin ve bendeniz bayıldık. Odun ateşinde semaverde çay ve yanında ikramlar, sohbetler derken zaman su gibiydİ. Çevreden kekik topladım bir kucak… Yorgunluğumuz bir parça dinmişti. Seneye gelirsek bir gün önce burada olmaya söz verdik.

    İkinci Ağaçlı Şöleni iyisiyle kötüsüyle sona ermişti. Ciddi anlamda bir kriz yoktu, daha iyi olabilir, iyi bir ekip çalışması yapılabilirdi. Bir kaç kişinin omuzlarında etkinlik yönetmek çok zordur.

* Tüm sivil toplum örgütleri dahil edilmeli ki sorumluluk duygusu içinde kendilerini iyi hissetsinler. Malum görev verilmezse, kimse üzerine almaz. Etkinlik daha kalabalık şölene dönüşebilirdi.

  *  Gençlerin metin yazma yarışmalarına özendirilmesi kesinlikle alkışlanır, ancak dereceye giren hatta ilk beşe giren eserler alanlarda sergilenebilirdi, diğer gençleri özendirebilirdi.

*Genç yazarlar oluşturmak için sponsor bulunarak imece kitaplar oluşturulmalı, eğitime harcanmalıdır. Marmaris’ten yola çıkan Gülümseyen Turkuaz böyle bir eserdir.

*Eğitim odaklı imece kitapları biz yazarlar da destek verebiliriz. Basımını üstlenecek kuruluşlar olursa… Kitaplar kütüphanelere, okullara vb yerlere dağıtılabilir ya da geliri eğitim için harcanabilir.

* Etkinliğin iki boyutu olmalı meydanda gösteri, sunum, stant… Kahvenin çay salonunda şairlerin kendi şiirlerini okudukları, okurlarıyla sohbet edebildikleri sazlı sözlü etkinlik. Böylesi etkinlik içinse iki gün olmalı.

*Yazar ve şairlerin yemek, kahvaltı vs sunumlarından çok okuyucu kitlesi arttırılmalı, okuyucular olanaksız ise, destekleyici komiteler oluşturulmalı… Yazarlar da etiket fiyatından biraz indirmeli ki okur ona ulaşabilsin daha çok okura ulaşsın. Malum çoğumuz kitaplarımızı kendi olanaklarımızla bastırıyoruz. Yol masraflarımızı da eklersek…   

*Okullar arasında şiir, öykü deneme vb yarışmalar genişletilmeli İlkokul şiir, ikinci kademe öykü, öğretici metin. Lise dengi şiir, öykü, deneme vb her tür ele alınabilir. Finale kalan ürünler sergilenir, dereceye girenler okunur gibi… Ben kendi adıma jüri üyeliği yapabilirim yeter ki yazan gençlerimizi çoğaltalım.

*Ozanlar, iyi şiir okuyan gençler kendi şiirlerini çay içilen nezih mekânda okusunlar. Bir kaç kişiyi etkileyebilirsek ne mutlu bize. Okulumda şiir çalışmalarımı, bahçede, salonda yani ortalık yerlerde yapıyorum, böylelikle etkilediklerim oldu.

*Belediye aracılığı ile sivil toplum örgütleriyle kamu yararına, öykü, gezi öğretici metin biçiminde kitaplar bastırılıp eğitim yararına sunulabilir.

*Ekip çalışmasında yazarlarını organize eden, yarışmaları organize eden, okuyucuları önceden hazırlayan reklam vb çalışmalarla, konukları ağırlama ekibi gibi birbiriyle irtibat halinde ekiplerce yürütülürse mükemmel bir tablo çıkar.

    Her yapılan işte aksaklıklar olacaktır. Hiç birinize tenkidim yoktur. Benim amacım, etkinlik gerçekten amacına ulaşsın, hem okur kitaba ulaşsın, ufku genişlesin, gençler sanata dâhil olsun, kitap kampanyaları ile Ağaçlı’dan memleketimizin el değmedik nice köylerine kitaplarımız ulaşsın. Bizleri heyecanlandıran eğitime dokunan canlarla birlikte olmaktır.

    Gülümseyen Turkuaz imece kitabımızla öğrenci, öğretmen eğitim için tuğla örmekten kıvançlıyız. Birdenbire boşalınca meydan kitabımızı okurlarım aracılığı ile birkaç sivil toplum örgütüne bırakabildim.

    Gülümseyen umutlarımız olsun, umutsuz kanatlara yürek olalım dokunalım diyerek son sözümü noktalıyorum. Yazımı kaleme alışımda atladıklarım varsa affola…         Hatice ALTUNAY

                                                                                                                       18 Mayıs 2017 /Marmaris


İzlenme: 484
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR