MANŞET

EĞİTİM DEDİK…

Hatice ALTUNAY

Hatice ALTUNAY

E-Posta : marmarismanset@hotmail.com

        Dün  gecenin ilerleyen saatlerinde bir zamanlar öğrencim olan Özlem Güler Ertuğrul internette “Gözlerim sizi aradı İlhan Şeşen konserinde “ile başlayan yazışmalarımızın sonucu –elbette uzun yıllar mayalanan-‘Dünden bugüne eğitimimiz nereye gidiyor’ konusunu işleyen ,öğretici metin(deneme) yazalım kitaplaştıralım dedim. Özlem çok heyecanlandı. Amacım ,öğrencilerimle imece çalışmasıyla,geçmiş yıllara özlemli bir çalışma gerçekleştirmekti.

    Eğitim-öğretim sürecinde geçip giden zamanda izlerimiz okul duvar gazetesi, basılı okul gazeteleri ile yetinmeyip Okulun kültür-sanat  dergileri olurdu.Her genç görevini bilir, gerekeni yapardı. Birikim adlı sanat ağırlıklı dergimiz uzunca bir dönem ses getirmişti.Bugünlere geldiğimiz noktada –mış gibi olmak-yeniden fitili ateşlemek istedim. Bir zamanlar anılası öğrencilerim şimdi ülkemizin çeşitli yerlerinde, mevkilerde iş güç sahibi …

    Bugün geldiğimiz noktada genç kızlarımızın belleklerinin pembe hayaller, karışık,karmaşık ilişkilerle terane dizilerle zehirlenmeye,uyutulmaya çalışıldığı bir dönemde mesleğimizin güz bahçesindeyken, verilen eğitimin sığlığında yüzerken özellikle  dünkü kız öğrencilerimin rehberliği olsun istedim.Beyin fırtınası içinde kızım Fatma Didem Altunay,Özlem Güler Ertuğrul,  Asiye Kamber(yeni evlendiği için soyadını yazamadım),Hayriye Keskin Akok,Nazlı Çevik Terzioğlu,Özge Göçer ,Gökçe Söylemez,Didem Oruç, Fatma Palu, şimdilik aklıma gelenlersiniz. İstekli olursa sayımız en fazla on kişi olur. Bendeniz de çıkacak olan eserin düzenleyicisi olarak bulunacağım.

    Öğrencilerimle yarışmalardaydık. Şiirler, öyküler,denemeler yazdık. Muğla çevresindeki dergilerde gazetelerde yayınlandı biricik eserleri, yıllarca andık üretimlerini. 75 Yıl Meslek Lisesindeki öğrencimin deneme kitabı çıkarmasına destek oldum. İnsan isterse neler olmazdı. Neden kız öğrencilerimle imece bir kitap çıkarmayalım düşüncesi epeydir belleğime yerleşmişti.

 

    Öğrencim özlem özlenen gerçekliği dillendirince yola çıktık.

 Kitap üzerine zaman zaman toplantılar yaptık.Beyin fırtınasında ne çok konularla buluştuk.Algılar, bakışlar farkındalığında  yeniden ürettik.

    Deneme diyerek yola çıkmıştık çok büyük iddia oldu elbet.Metin türünü özgürleştirip Kadın üzerine eğildik belki umarsız genç kızlarımıza,umarsız kadınlarımıza ışık oluruz dedik. Kıyıya vuran deniz yıldızını özlediği suya kavuşturmak onun için ne kadar önemliyse, karanlığında yol iz bulmaya çalışan kadınlarımıza  moral gücü o kadar önemli.

     Seçkimiz azimli kadınlar, güçlü kadınlar üzerine olsun istiyoruz. Yeterince, kızlarımızı, kadınlarımızı aşağılayan karanlık bir çember var. Çocuk gelinleri meşru kılan dini otarite cirit atarken,dipsiz kuyuları anlatmayalım,Albert Camus’un Veba romanındaki kahramanlar gibi zehirlemeyelim birbirimizi. Sacı uzun ,aklı kısalığı ileri götüren sistemde tozluğumuzu, yozluğumuzu değil;varlığımızı  dillendirelim istedim.

  “  Bir gün Atatürk sofrada:

  _  Kadın mı daha mühimdir erkek mi? diye sordu.

Kimi erkeğin ehemmiyetini ispata çalıştı,kimi kadının lehinde konuştu,fakat en ciddi deliller,erkeğin lehinde ortaya atılmıştı. Erkek her şey olabiliyordu.

     Atatürk biraz düşündü, sonra:

_ Doğrudur erkek her şey olabilir,fakat onun olamadığı bir şey vardır ki dünyada erişilebilecek en büyük kuvvet ve şeref onda mevcuttur.

Efendiler,erkek her şey olabilir,yalnız ana olamaz.Onun için kadın erkekten evvel gelir.Onun için medeni cemiyette erkek daima kadına hürmetle mükelleftir.” Sözüyle kadının biricik oluşu, ana oluşuyla ayrıcalıklıdır.

    Umuyorum,anılası bir eserimiz olur.Umuyorum hiç birinize sormadan ,eğitim denilince yanımda olacağınızı bildiğimden  sizleri dahil ettiğimden  rahatsız olmazsınız.

Hatice Altunay


İzlenme: 410
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR