MANŞET

ANA DİLİMİZİN ÖNEMİ

Gönül Görgülü

Gönül Görgülü

E-Posta :


Yaşamımızda  ana  dilimizin  ve   dil  eğitiminin  önemli  olduğu  herkes  tarafından  bilinen  bir  gerçek.  Dil  eğitimine  gereken  önemin  verilmesinin  nedeni,  bu  eğitimin  temel  amacının  kişilerin  düşünme  ve  iletişim  becerilerinin  geliştirilmesini  sağlamasıdır.

 Bütün  ülkelerin  eğitim  sistemlerinde  dil  eğitimine,  özellikle  ana  dilin  eğitimine  çok  önem  verilir. Yetişmekte  olanlara  ana  dilin  çok  iyi  öğretilmesi  için  çalışılır.  Çünkü , dil,  sosyal  yapının  iç  dokusunu  oluşturur, kültürün  temel  öğesidir  ve  insanları  birbirine  yaklaştıran  en  güçlü  araçtır.  Dili  yeterli  düzeyde  olanların  ilişkileri de   daha  sağlıklıdır.  Kendi  dilini  iyi  bilmenin  diğer  önemli  bir  yararı  ise  yabancı  dil  öğrenmeyi   kolaylaştırmasıdır.   

Düşünceyi  de  biçimlendiren  dil  eğitiminin  amaçlanan  hedeflerini    dinleme, konuşma, anlama  ve  yazma  olarak  sıralayabiliriz.  Bu  dört  temel  beceriyi  gençlerimize   kazandırmalı  ve  geliştirmeliyiz.  Okullarda  verilen  ana  dil  dersi,  bilgi  kazandırma  değil,  beceri  kazandırma  dersidir.

İnsanlarımıza  doğru  konuşma, düzgün  yazma,  duygu  ve  düşüncelerini  güzel  bir  biçimde  anlatma becerisi  kazandırma  konularına  titizlikle  eğilmek  zorundayız. 

Ana  dilin  önemi  konusunda  hepimiz  aynı  fikirdeyiz,  ama,  acaba, bizler  ana  dilimiz  olan  Türkçeyi  kullanırken  gereken  özeni  ve  bilinci  gösteriyor  muyuz?  Yoksa, çevre,  hava  ve  politika  kirliliğinde  olduğu  gibi  “ dil  kirliliğinde “ de  duyarsız  mı  kalıyoruz?  Dil  bilincinin  eksikliğinin  ve  dildeki  duyarsızlığın  Türkçenin  geleceği  için  ciddi  tehlike  arz ettiğinin  farkında mıyız?

Günümüzde,  Türkçemizin  kullanımıyla  ilgili  hepimizin  yakındığı  hususlar  vardır.  Bu  güncel  sorunlara  göz atarsak  şöyle  bir  sıralama  yapmak  mümkündür; 

 a)  özensizlik  ve  yanlış  kullanım,

 b)  yabancı  sözcük  kullanma  tutkusu,  

  c)  yabancı  dilde  öğretim  ile  yabancı  dil  öğretimini  karıştırmak,  

 d)  sözcük  ve  terim  üretimindeki  yetersizlikler,  e)  Türkçenin  bilim  dili  olmadığı  görüşü,  f)  Türkçe  öğretimindeki  eksiklikler  ve  öğretmen  faktörü.

Sözünü  ettiğim  bu  sorunların  her  biri  ayrı  bir  yazı  konusu  olduğu  için  burada  sadece  yabancı  sözcük  kullanımından  bahsetmek  istiyorum.

Günlük  konuşmalarda,  çoğu  kişinin,  basın – yayın  organlarının da  yaptığı  gibi,  Türkçe  karşılıkları  bulunsa  bile  yabancı  sözcük  kullanmaya  çalışmalarının  üzücü  bir durum  olduğu  görüşündeyim. Güzelim  “uzlaşma”  yerine  “konsensus”,  “kontrol  etme”  yerine  “çek  etme”  kelimelerini  kullanmaları  hemen  aklıma  geliveren  iki  örnek.  Konuşmalarının  arasına  yabancı  sözcük  sıkıştırmayı  marifet  zanneden  kişilerle  siz  de karşılaşıyorsunuzdur mutlaka. Hep  merak  etmişimdir;  acaba  bu  insanlar,  mahallelerindeki  bakkalla,  kasapla  veya  yabancı  dil  bilmeyen  birisiyle  de  mi   böyle  konuşuyorlar..

Caddelerde  bulunan  birçok  işyerine  yabancı  isimler  verilmesini  de  anlamak  zor.  Birçok  kişi,  bu  durumu  zamana  ayak  uydurmak, turizmin  koşulları  gereği  ve  evrenselleşmek  olarak  savunabilir,  ama  cadde  ve  sokakların  böylesine  kültür  emperyalizminin  işgali  altında  olması  arzu  edilen   bir  durum  değil.

Yabancı  dil(ler)  bilmenin  önemi  elbette  yadsınamaz, ama  anadilimize  gereken  önemi  vermekle  gençlerimizin  Türkçeyi  ikinci  sınıf  bir  dil    ve  yetersiz  bir  iletişim  aracı  olarak  görmelerini  engellemek  de  bizlere  düşen  bir  görev ..Bunun  güzel  bir  örneğini  Fransa’da  görüyoruz. 1994   yılında  çıkarılan  “ Fransız  dilinin  kullanımına “  ilişkin yasada,   “ Eğitim, sınavlar  ve  yarışmalar  ile  kamuya  ya  da  özel sektöre  ait   eğitim  kurumlarında  yapılan  tezler  ve  bilimsel  çalışmalarda  kullanılacak  dil  Fransızcadır.”  ibaresinin  yer  aldığı  bir  madde  vardır.

Akılcı  bir  yaklaşımla  gerçekleştirilen  ve  yürürlükte  olan  bu  uygulamadan  alınacak  çok  ders  var. Dileyelim, bizim  ülkemizde  de  ana  dilimize  aynı  duyarlılıkta  yaklaşılır.


İzlenme: 565
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR