TORBA YASASI AMA BU KEZ NAYLON TORBA YASASI

E-Posta :

Sonunda beklediğim yasa çıktı ve 1 Ocak 2019’ dan itibaren uygulamaya konulacak. Yıllardır hayal ettiğim, acaba bir gün benim ülkemde de uygulanır mı diye düşündüğüm şey. Önceleri büyük marketlerde uygulansa da zaman içinde yaygınlaşacağını umuyorum. Bununla ilgili çabalarım eskilere dayanıyor. Bilgisayar kullanmayı öğrendiğim 1988 yılında ilk mektubumu Migros Genel Müdürü Bülent Özaydınlı’ya yazmıştım. Konu, naylon torba yerine kese kağıdı kullanmalarını talep etmemdi. Gelen yanıtta durumun farkında oldukları ve ilgilenecekleri yazıyordu. Yine aynı yıllarda oturduğumuz apartmanın görevlisi eski gazetelerden kese kağıdı yapıp semt pazarında satardı. Bu işi, çevre bilinciyle değil, ek gelir elde etmek için yapıyordu. Olsun, bilmeden de olsa daha az naylon torba kullanımına katkı sağlıyordu. Ben de, tanıdıklarımdan okudukları gazeteleri toplayıp ( çoğu eve her gün gazete giriyordu) ona vererek destek olmaya çalışırdım.

Ne yazık ki, naylon torba kullanımında sevindirici bir ilerleme göremiyorum. Pazarda bir demet maydanoz bile alsak, satıcı elimize bir naylon torba tutuşturuyor. Sonra domates, salatalık, patlıcan ya da mevsim sebze ve meyveleri derken, her parmağımıza bir ya da iki naylon torba takılı olarak eve dönüyoruz.

Marketlerde de durum pek farklı değil. Manav bölümünde, her köşede bir demet naylon torba sarkıyor. İki salatalık için bir torba, üç domates, bir torba. Peynir alıyoruz, bir torba. Kasada, aldıklarımızı, parasını ödedikten sonra bedava verilen naylon torbalara koyuyoruz. Bazılarımız, bu torbalardan fazla alıp eve götürüyoruz. Eve gelip aldıklarımızı yerleştiriyoruz. Ve elimizde yine bir sürü naylon torba kalıyor. Bunları da iç içe koyup, daha büyük bir torbanın içine koyuyoruz belki lazım olur diye. Gerçekten de kullanıyoruz, ama o kadar kısa sürede birikiyor ki naylon torbalar, fazla yer işgal etmesin diye çöpe atıyoruz. Bu kez, çöplüklerde uçuşuyorlar. Bütün dünyayı bir naylon torba mezarlığına dönüştürüyorlar.

Plastik poşetler ile 1977 yılında tanıştık. 1977 yılında süpermarketlerde kullanılmaya başlanan

plastik poşetlerin kullanım oranı, üretim maliyetleri düşük olduğundan her yıl giderek arttı.

Okyanuslarda dolaşan gemiler yılda yaklaşık 3.700.000 kg. plastik torbayı denizlere boşaltıyorlar... Rüzgar, doğaya bırakılan torbaları uçurarak en ücra noktalara kadar ulaştırıyor, sonrasında ızgaralardan sızarak kanalizasyon yolu ile deniz, göl ve nehirlere varıyor. Okyanuslarda naylon torbaların birikmesiyle adacıklar oluşmuş durumda. Dünya yüzeyi henüz bir plastik çöplüğüne dönmemişse, bunun nedeni denizlerin dibinin çöplük olarak kullanılmasıdır.

2011 yılında kürekle okyanusu geçen Erden Eruc, verdiği bir konferansta, okyanusun kuşların bile geçmediği yerlerinde balık tutarken oltasına naylon torbaların takıldığını anlatmıştı.

Ülkemizde de durum pek farklı değil. Yılda 5 milyon ton naylon torba üretildiği belirtiliyor. Bu naylon torbalar, sadece görüntü kirliliği yaratmakla kalmıyor, denizler ve hayvanlar için de en büyük tehlikeyi oluşturuyorlar.

Gelişmiş, hatta gelişmemiş ülkeler de bu soruna çözüm yolu bulmaya çalışıyorlar. Çoğu ülkede alışveriş merkezlerinde naylon torba kullanımı yasaklandı veya kullanımına son verildi ya da kullanımında kısıtlamalar uygulanmakta.

   Türkiye’de ise sadece atık maddeler işlenerek elde edilen siyah naylon torbalar yasaklanmış olsa da bu konuda yeterince bilgi verilmediği için siyah torba kullanımı devam etmektedir.  

Dünyada kullanılan plastik torbaların geri dönüştürülen miktarı ancak %1dir. Bir torbanın geri kazanımı, yenisini üretmekten kat kat pahalı. Geri dönüşüm projelerince 1 ton plastik torbanın işlenme ve dönüşümü 4,000 $’a mal olurken, bunların yeni olarak marketlere satışı sadece 32 $ . Bu bilgiden de anlaşıldığı gibi, geri dönüşüm de pahalı olduğundan çözüm değil.

 

Plastik Poşetleri Bu Kadar Tehlikeli Yapan Ne?

·         Her yıl dünyada üretilen poşetleri yan yana eklersek, dünyayı 7 defa turlayabilir.

·         Su giderlerini tıkayarak sel ve diğer doğal afetlere sebebiyet verebiliyor.

·         Deniz canlıları, torbaları yiyecek zannedip ağızlarına aldıklarında boğuluyorlar; kuşlar, boğuluyor veya torba kanatlarına dolandığında uçamıyorlar.

·         Besin sanarak yuttukları plastiği hazmedemeyen kaplumbağalar ölüyor. 2008 yılında dev gibi bir balina Kaliforniya’da karaya vurdu, ölüm sebebi midesinde bulunan 22 kilo ağırlığındaki plastikti.

·         Işık, plastik torbalarda kimyasal çözümlemelere neden olduğu için, zaman içinde daha küçük  zehirli parçalara bölünüyor..ve.. bunlar da topraklarımızı ve sularımızı zehirliyor. Sonuçta, bu mikroskopla görülebilen parçacıklar, besin zincirine giriyor. İşte bu noktada, insan sağlığı ve doğal hayatın geleceği enikonu tehlikeye giriyor. (World Wildlife Fund Report 2005).

·         Geri kazanımlı plastik torbalardan üretilen plastik eşyalar, oyuncaklar, torbalar sağlığa zararlı.

·         Ortalama 12-15 dakika kullandığımız plastik poşetler, çöplerle birlikte doğaya atılmakta ve yok olma süresi 1000 yılı bulabilmektedir. Fiziksel olarak yok olmuş gibi görünseler de, plastik poşetler mikro parçacıklara bölünüyor ve yüzyıllar boyunca çevreye zarar veriyor.

·         Plastik torbaların yok edilmesi için çöplüklerde yakılması halinde çıkan gazlar da zehir saçıyor.

      Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama yıllık kişi başı poşet kullanımı 200 adet. ABD’de ise 330 adet.
Dünyada her yıl değişik boyutta 1 trilyonu aşan plastik torba kullanıldığı, bu torbalar için yaklaşık 250 milyon ton plastik kullanıldığı tahmin ediliyor.

       Yeryüzüne çıkarılan petrolün yüzde 4’lük bir kısmı plastik üretimi için kullanılıyor. Dolayısı ile plastik torba kullanımındaki azalma, bir ülkenin dışa olan bağımlılığında da azalma demektir. Çin, sadece torbaları paralı yapmakla, her yıl 37 milyon fıçı petrol tasarruf ediyor.

  Demek ki...bir şeyler yapmak mümkün!!!

Öyleyse…   Çözüm ???  Çözüm, plastik torba kullanımının yasaklanmasından ziyade bilinçlendirme çalışmalarının yapılmasıdır. Plastik torba yerine kağıt torbalar veya bez torbalar kullanılmalıdır. Bez torba kullanmakla veya poşetleri atmayıp tekrar kullanarak, haftada 6 plastik torbayı kullanımdan çıkartmış oluruz. Ülkemizde her 5 kişiden sadece 1 i bunu yapsa, yaşamımız süresince 201milyar 600 milyon plastik torba kullanımdan kalkmış olur. Bizler de dünyayı bu felaketten korumaya katkıda bulunmuş oluruz.

Son yıllarda artan plastik ithalatına son verilmeli. İyi bilinçlendirme yapılırsa, toplanan atıklarla buna gerek kalmaz. Atık toplamada önemli bir aktör olan sokaklardaki plastik eşya toplayıcıları göz ardı edilmemeli.

Ücret sisteminin perakendeciler için bir gelir kapısına dönüşmesi durumu söz konusu. Tanesi 5 kuruşa gelen naylon torbanın 25-50 kuruş bandında satılması perakendecilere büyük bir gelir kapısı oluştururken, tüketiciye ise yeni bir yük getirecektir.

          Perakendecilerin plastik poşetleri tüketiciye maliyetine satmaları ve elde edilen gelirin de bir çevre fonunda birikmesiyle bir gelir elde edilebilir. Bu gelirle de çevre konusunda bilinçlendirme ve geri dönüşüm çalışmaları için de kaynak oluşturulmuş olur. Böylelikle yalnızca çevre için yapılan bir faaliyetten amacına uygun olmayan bir gelir elde edilmesi engellenmiş olacaktır.

          Kullanımı azaltmaya yönelik başka bir çözümün de bakanlıkların kamu spotu gibi yayınlarla naylon poşetin insan sağlığına ve doğaya verdiği zararları halka aktarmak olduğunu düşünüyorum.

Sıfır atık sistemiyle birlikte bu yasa çerçevesinde yerel yönetimlere çok iş düşecek. Ama, devletin de belediyelere vereceği finansal destekle bu hizmetler hayata geçirilebilir.


İzlenme: 574
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR