MANŞET

EMEKLİLERE KAYNAK NEREDE?

Gökten Ulugergerli

Gökten Ulugergerli

E-Posta : gokten_ulugergerli@hotmail.com

 

Bu başlığa belki gücenenler olacaktır. Lütfen gücenmeyin. Neden mi?

Bildiğiniz gibi emeklilere ödenen maaşların kaynağı çakışanlardan kesilen primlerle karşılanıyor.

2017 sonu itibariyle 12 milyona yaklaşmış emekli sayısı.

Peki, çalışan kaç kişi?

Türkiye’de istihdam edilenlerin sayısı 2017 yılı Haziran döneminde, 28 milyon 703 bin kişi.

Hani derler ya buyur buradan yak. Bu işin tutulur yanı kalmadı.

Bir de çalışanların profiline bakıldığında konu, önemini beş kat daha arttırıyor.

Emekli ödemelerinin tek kaynağı, çalışanlardan kesilen primlerdir. Ancak bu kaynak ta kacaklarla doludur.

Kaynaktaki belli başlı kacaklar şunlardır.

Kayıt dışı çalışmaların disipline edilmesi ve ekonomiye kazandırılması gerekmektedir hatta şarttır.

Öte yandan asgari ücretle çalıştırılıyor gösterilmesine karşı, fazladan yapılan ödemelerin ise kayıt dışı yapılmasına son verilecek önlemler alınmalıdır.

Çalışanın vergi yükünün ağır olması hem işveren hem de çalışanı menfi etkilemektedir. Bu durumun düzeltilmesi de aciliyet gerektirmektedir. Örneğin vergi yükü ele alınmalı hem işvereni hem de çalışanı rahatsız etmeyecek ancak ve primi arttıracak sistemler üzerinde yoğunlaşmalıdır. Ayrıca unutulmamalıdır ki bir çalışan, bir ay çalıştırılsa bile, beş gün, on gün olarak çalışma günlerinin beyanı edilebilmektedir, bu olumsuzluk sıkı denetim altına alınmalıdır.

Yakın tarihlerde 6 çalışan bir emekliye bakıyor yani emekli maaşını ödeyebiliyordu. Şimdilerde bu hemen hemen bire bir durumuna düştü ki buda kaynak konusunun önemini vurgulamak için yeterli oldu sanırım.

Hal böyle iken, hem de bir çalışanını bile bir emeklinin maaşını karışlayamaz hale gelmişken ne yazı ki secimler dolayısıyla emeklilerin, neredeyse maaşları, yüzde atmış yüzde yetmiş zam ile arttırılmaya çalışılmaktadır. Ne yazık ki secim arenasında bu konu neredeyse bir yarış haline getirilmiş haldedir.

Emekli maaş artışlarındaki artış yarışı nedeniyle, bir emekli olarak ayaklarım popoma değiyor dersem inan ki mübalağa olmaz. Ama ne yazık ki secim sonrası da hayat devam ediyor, yarınlarda daha kötü duruma düşebiliriz kuşku ve korkusu içimizi kemiriyor.

Şu atasözünü unutmamak lazım, ‘ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz’

Sorarım yetkililere kaynaksız emekli maaşları nasıl ödenecek. Şimdi alkışlanan bu ulufelerin ileride emekli maaşı alamama veya kısmi ödeme durumu yaratması halinde ne yapacaklar?

 Ya da bir ay maaş bir ay nasihat mi verecekler o zaman hangi taşa başımızı vuracağız.

Hesapsız bostana girenin sayısız dayak yediği bir ülkede yaşıyoruz. Devlet bütçesine göre ayağını uzatmazsa vay haline emeklinin.

Yardımlar konusunda yapılan vaatlerin akılcı olduğunu düşünemeyiz. Öyle görünüyor ki kaşıkla aldığımızı kepçeyle geri ödeyeceğiz.

İş makinesinin kepçesiyle değil de umarız mutfakta ki kepçe iledir.   


İzlenme: 118
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR