MANŞET

DİKKAT DİKKAT SEÇİM EKONOMİYİ YUTUYOR

Gökten Ulugergerli

Gökten Ulugergerli

E-Posta : gokten_ulugergerli@hotmail.com

Secim bir oteldir diyelim. Bu otelin kapasitesi, yatak sayısı, tabak çatal kaşık ve sandalye sayısı, şezlong sayısı, özel ve genel tuvalet sayısı elbette bellidir. 

Siz bu otele cifte rezervasyon, ultra ekstra dışında geziler, çocuklara tanınan bedava hizmetleri bir de müşterilerin yaşına başına tahsiline sosyal durumuna göre yayarsanız elbette böyle bir otel için müşteriler geceden nöbete girmez mi?

Ve de herkes rezervasyonunu yaptırıp yazın gelmesini bekler. Beklerler beklemesine lakin çocuklarının ellerinden tutup,  bavullarını sırtlayıp otele gittiklerinde de yer yerinden oynamaz mı?

Oynar oynar kıyametler de kopar.

Bir yatak, bir tabak için yüzlerce binlerce fazla arz yapıldığından, talep patlaması olmaz mı?

Hem de nasıl olur, bu işi yapanlar bile şaşırır.

Hayali bile ürpertici.

Gelelim gerçek secim arenasına.

İkramiyeler, Mali ve idari aflar, imar afları… Velhasıl maddi ve ayni ve sosyal yardım ödemeleri, bir taraftan da, yetmez daha fazla diyerek ha bire arttırılıyor hem de artırdıkça artırılıyor.

Kaynak var mı derseniz ben bilmem birde Sn. Maliye Bakanımıza bir soralım derim.

Secim sabahı Türkiye güne bir başka uyanacaktır bu gidişle.

Yurt dışı borçlarımız kur artıkça atmıyor mu?

Yurt içi yaptırılan projelerin garanti koşullu ödemeleri yabancı para ile yapılmıyor mu?

Bankacılar yurt dışında önemli miktarda kaynak olarak, yabancı para ile kredi almadılar mı?

Özetle, bu külfetlere bir de secim nedeniyle yapılan, taahhütleri ve ödemeleri eklersek ne olur bizim ekonomimiz, biz bu yüklerin altında ezilmez miyiz, nasıl belimizi doğrulturuz diye diye düşünmez miyiz?

İster çalışan ol ister emekli maaşını alıp alamayacağını veya ne kadar alabileceğini, düşünmeyecekler mi ister istemez.

Ek gelir sahipleri, vergilerin ne kadar artacağını düşünmeyecekler mi?

Onun için bir başka uyanacaktır aziz millet secim sabahına.

İktidarı kazanan, elbette ekonomi ve ekonomiyi ayakta tutabilmek için zehir-i zıkkım olsa bile tedbir ve ilaçları yazmak zorunda kalmayacak mı?

Aha kalem aha kâğıt, yaz dostum yaz.

Kimin nasibine ne düşerse, son pişmanlık fayda vermezmiş değil mi?

 


İzlenme: 136
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR