
Cumhurbaşkanı düzeltilmiş ve medeniyete uydurulmuş olan sporda şiddet yasasını veto etti. Neymiş? Suç ve ceza dengesi caydırıcı değilmiş.
Fevkalade ilginç bir durum. Evvela daha yeni genel seçimlerde %50 oy alarak hem partisine seçim kazandırmış, hemde Başbakan olmuş birinin bu yasanın çıkarılması, yenilenmesi ve veto edilmesinden haberi olmaması imkansız. Üstelik kendiside İstanbul’un göbeğinde yıllarca futbol oynamış ve herşeye bir telefon kadar yakın.
Meclis’te bulunan dört siyasi parti birden yeni yasayı kabul ediyor, hepsinin birden kabul etmeside büyük bir olay, veto edilmeside. Acaba Meclisten geçmesini önlemekte geç kalındı da Cumhurbaşkanında mı yetişildi ve veto yedi?
Sevgili okurlar, adam testereyi alıyor ve kız arkadaşının kafası kesip vücudundan ayırıyor, yediği cezaya değil yatacağı cezaya bakın 12-13 yıl. Sporda şike yasasına göre şike yapanın yiyeceği ceza 42 yıl ile 150 yıl arası!
Bir vatandaş olarak düşünüyorum bütün Avrupa izliyor, böyle birşey modern Türkiye Cumhuriyetine yakışıyor mu?
Gizlilik emri varken ve daha Mahkeme karar vermeden iddianame açıklanıyor, bu da başka bir durum. Futbolcu maça çıkarken yasaklanıyor sonra yanlış oldu deniyor, bazılarının stadyumlara girmeleri yasaklanıyor. Birçok süperlig takımlarına büyük cezalar geleceği konuşuluyor. Ayrıca Galatasarayın da Denizli’deki Fenerbahçe-Denizli maçı nedeni ile ceza alacağı söyleniyor.
Ne hale geldik? Türk gençliğinin en büyük hobisi dibe vurduruluyor ve bu şekilde herşeyin düzeleceğine belkide bazıları inanıyor.
Şöyle bir düşünelim, cezalarla, korkutmayla bugüne kadar ne değişti? Değişim eğitimle olur, ceza ile olmaz. Açıklasınlar, bu ülkede İdam cezası varken insanlar korkupta daha az mı suç işliyordu? İdam caydırıcı değilmi idi?
”Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir” şemsiyesi altında çalışan Büyük Millet Meclisinin aklın yolu birdir diyerek mantığa ve çağdaşlığa uygun olarak onayladığı yasayı en kısa zamanda tekrar Cumhurbaşkanına göndermesi gerekir diye düşünüyorum.
Çünkü Hukuk Mantık Demektir…
ZABITA:
Sevgili okurlar evvelki gün ulusal televizyonların akşam ana haberlerindeBelediye Zabıtasının bazı gençlere nasıl müdahale ettiklerini canlı olarak izledik.
Ne yalan söyleyeyim böyle birşeyi ben hayatımda ilk defa gördüm. Bu hiçbir çağdaş medeniyetler seviyesindeki ülkelerde olamaz, mümkün değil. Çok büyük cezalar havalarda uçuşur. Polisin görevini yapmak demek devletin yetkisini almak demektir, halbuki ismi üzerinde Belediye Zabıtası.
Belediye zabıtasının sokakta insanlara güç kullandığını yeni gördüm ve hiçbir zaman bir vatandaş olarak onaylamıyorum. Polisin görevini sadece polis yapmalı diyedüşünüyorum.