MANŞET

"Belen Kahvesi"ne Ziyaretçi Akını

17 Mayıs 2017 Çarşamba 09:53
-belen-kahvesine-ziyaretci-akini

Yaz sezonunun açılmasıyla birlikte Muğla'ya bağlı Çaybükü köyünde bulunan ve meşhur "Ormancı" türküsüne konu olan "Belen Kahvesi"ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Marmaris Manşet Gazetesi olarak Belen Kahvesi’ni ziyaret edip hikayesini okuyucularımız için araştırdık.

Muğla'ya bağlı Çaybükü köyünde, meşhur "Ormancı" türküsüne konu olan "Belen Kahvesi", tatilcilerin en çok ziyaret ettiği yerlerden birisi. Buraya yaz aylarında günlük 250 – 300 kişi ziyaret ediyor.  Belen Kahvesi, 6 Nisan 2005 yılında dönemin Muğla Valisi Hüseyin Aksoy tarafından restorasyonu yaptırılarak ve yine dönemin Turizm Bakanı Atilla Koç tarafından açılışı gerçekleştirildi.

 

Gevenes, yeni adıyla “Çaybükü" Mahallesinde ovaya hâkim bir tepede yer alan Belen Kahvesi’nin bir odasında "Ormancı" türküsünde adı geçen muhtar Tevfik Cezayir, bay Mustafa (Mustafa Şahbudak) ve ormancı Mehmet İn'in dama oynarken gösterilen maketleri sergileniyor. Kahvenin duvarlarını, türküde adı geçenlerin fotoğrafları ve mahkeme tutanakları süslüyor. O günü yaşatmak için kahvehanede "Ormancı" ile diğer Muğla türküleri çalınıyor.

Ziyaretçiler, türküde adı geçenlerin isimlerini ve hikayelerini okurken, maketler sayesinde de o anı gözlerinde canlandırabiliyor. Köyde yaşayan vatandaşlar da kahvenin giriş sokağında ürettikleri ürünleri yerli ve yabancı ziyaretçilere satarak, aile bütçelerine katkı sağlıyorlar.



Belen Kahvesi'ni, Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Muğla El Sanatları Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (MELSA) işletiyor.

 

BELEN KAHVESİ HİKAYESİ

Gevenes köyünde 1922 yılında doğan Mustafa Şahbudak, ağa çocuğudur. Mustafa’nın en yakın arkadaşı köy muhtarı Tevfik Cezayir'dir. Her akşam köy kahvesinde dama oynayan iki arkadaşın iddialı karşılaşmaları kahvehanedekiler tarafından da ilgi ile izlenir. 1946 yılının  Temmuz ayında, bir gün Mustafa ve Muhtar Tevfik, yine dama tahtasının başındadır. 'Sarı Memet' lakaplı Orman Memuru Mehmet İn kahveden içeri girer. Ormancı Mehmet, sarhoştur. Bir gün önce, komşu Çiftlik köyünde çıkan yangın evrakının bir an önce ilçeye götürülmesi için bekçiyi muhtardan ister. Muhtar, 'Olmaz, Bekçiyi gönderemem' cevabını verir. Bunun üzerine tartışma başlar. Muhtar Tevfik, 'Ayıp ediyorsun Mehmet, bize müsaade et' der. Ormancı dama masasına bir yumruk atar. Mustafa, bu davranışa tahammül edemez ve ormancıyı tokatlar. Olayın büyüyeceğini anlayan köylüler, ormancıyı sakinleşmesi için kahveden çıkarmaya çalışırlar. Ormancı bağırarak küfürler savurur. Mustafa, ormancının üzerine yürür. Ormancı, kamasını çıkarıp Mustafa’yı kolundan yaralar. Mustafa  ormancıyı korkutmak için, belindeki tabancayı çıkarır, yere doğru ateş eder. Muhtar, ormancının ikinci kez kama vurmaması için elini tutar. Fakat, Mustafa tetiği çoktan çekmiştir ve kurşun muhtar Tevfik'e isabet eder. Ormancı, bunun üzerine kaçmaya başlar. Ama Tevfik kanlar içindedir.

       O günlerin imkânsızlıkları içerisinde Tevfik’i, Muğla Devlet Hastanesi’ne götürürler. Tevfik, çok kan kaybetmektedir. Mustafa, Doktor Veli Bey’e, “Bu adamı iyileştir” diye yalvarır. Doktor Veli Bey, “O ölecek, önce senin kolunu saralım” diye yanıt verir. O sırada Tevfik eliyle işaret edip Mustafa’yı yanına çağırarak, ”Ben ölüyorum, hakkını helal et” der ve can verir. Mustafa, teslim olur, 4 yıl ceza alır. Cezaevindeyken her gece Tevfik rüyasına girer. Bu acı olaydan sonra köyde kalamayacağını anlayan Ormancı ise, tayinini ister. Aslen Marmarislidir. Doksanlı yılların başında da ölür. Mustafa Şahbudak da, cezaevinden çıktıktan sonra, Muğla’ya yerleşir. Çok sevdiği, arkadaşı Muhtar Tevfik Cezayir’i öldürdüğünde, arkada 25 yaşında bir eş ve 3 çocuk bırakır. Muhtar’ın eşi Pembe, bu acıya dayanamayıp birkaç yıl sonra akli dengesini yitirir. Oğlunun biri İzmir’e yerleşir. Diğer oğlu ile kızı, köyde evlenirler ve hayatlarını orada sürdürmeye devam ederler.

      Bu arada Mustafa'nın anne tarafından akrabası olan Değirmenci Tahir Usta bu acı olayın türküsünü bestelemiştir. Bu türkü bugün düğünlerde okunan, herkesin diline düşen Ormancı türküsüdür. Hayatının kalan yıllarını bu olayı unutmaya çalışarak geçiren Mustafa Şahbudak da 28Mart 2005 günü Ege Üniversitesi Hastanesi’nde 83 yaşında ölür.”

 

BELEN KAHVESİ TÜRKÜNÜN SÖZLERİ

Çıktım Belen Kahvesi'ne baktım ovaya, baktım ovaya

Bay Mustafa çağırdı, dama oynamaya

Ormancı da gelir gelmez, yıkar masayı, yıkar masayı

Söz dinlemez ormancı, çekmiş kafayı

Aman ormancı, canım ormancı

Köyümüze bıraktın yoktan bir acı

Köyümüzün ortasında, değirmen döner, değirmen döner

Değirmenin suları, dağından iner

Ormancıya atılan kurşun, Tevfik'e döner, Tevfik'e döner

Tevfik'in feryatları, yürekler deler

Köyümüzün suları da hoştur içmeye, hoştur içmeye

Üstünde köprüsü var, gelip geçmeye

Tevfik'imi vurdular, hiç mi hiç yere, hiç mi hiç yere

Yazık ettin ormancı, köyün iki gencine.



Haber okunma sayısı: 1013

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


YAZARLAR

MUĞLA - HAVA DURUMU

MUGLA

ÇOK OKUNANLAR


  • Haber bulunamadı

FOTO GALERİ