MANŞET

MÇD; insan kaynaklı kirlenmenin önüne geçelim

03 Mart 2014 Pazartesi 08:46
mcd-insan-kaynakli-kirlenmenin-onune-gecelim

Marmaris Çevrecileri Derneği Başkanı Ahmet Kutengin yazılı bir açıklama yaparak MÇD'nin Üniversite ile ilgili ortak çalışmaları ve körfezin kirlilik durumu hakkında bilgi verdi.

 Marmaris Çevrecileri Derneği Başkanı Ahmet Kutengin yazılı bir açıklama yaparak MÇD'nin Üniversite ile ilgili ortak çalışmaları ve körfezin kirlilik durumu hakkında bilgi verdi. Kutengin açıklamasında; "Raporun özeti olan SON SÖZ  'nü  Marmaris yaşayanlarının  her ferdinin Marmaris'i koruması için bilgilenmesi  amacı ile  sunmaktayız. Deprem sonrası '''enkazlara, orada kimse varmı'' yerine '''orada Körfez varmı'' diye seslenmemek için çalışalım, insan kaynaklı kirlenmenin önüne geçelim" dedi.

Başkan Kutengin açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

"Marmaris Çevrecileri Derneği ve  Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin birlikte gerçekleştirdikleri 1.5 yıllık Marmaris Körfezi çalışması sonucu Üniversite tarafından 3 ayda hazırlanan bilimsel Körfez Biyololojik sonuç Raporu, Tüm kurumlara, yerel yönetimlere ve ilgili bakanlıklara gönderilmişti. Hiçbir öneri, sorgulama ve cevap alamamamıza rağmen bu çalışmanın ikinci etabı olan Çözüm ve olumsuzlukların yok edilme çalışmalarına ait MÇD Projeleri için Muğla Üniversitesi Rektörlüğü ile Protokol imzalanmıştır. Körfeze hayat veren Poseidon yosunlarının yok olmasını önlemek,Deniz Kirliliğini bertaraf etmek,Körfezde kaybolan Oksijeni tekrar sağlamak Azmaklarda Ertozyonu ve atıkları önlemek  için çalışılacaktır. Raporun özeti olan SON SÖZ  'nü  Marmaris yaşayanlarının  her ferdinin Marmaris'i koruması için bilgilenmesi  amacı ile  sunmaktayız. Deprem sonrası '''enkazlara, orada kimse varmı'' yerine '''orada Körfez varmı'' diye seslenmemek için çalışalım, insan kaynaklı kirlenmenin önüne geçelim..

 

SONSÖZ Körfezin Ekolojisi



 

Marmaris Körfezi'nde ekolojik denge giderek bozulmaktadır, deniz yaşam alanları, insanlar

tarafından işgal edilmekte, drenaj, kanalizasyon ve taşkın kontrol sistemlerinde yapılan

çalışmalar yetersiz kalmakta, katı atıklar denizlerden uzaklaştırılamamaktadır.

Bu nedenlerden dolayı

Marmaris Körfezi'nin ekolojik dengesi bozulmaktadır. Çalışmalar sırasında Körfez’de yer yer mazot

ve atık yağ tabakalarına rastlanmıştır. Bu petrol atıklarının

burada yaşayan canlıların oksijen ihtiyacını sınırlamakta, özellikle körfezde oksijen üreten

endemik deniz çayırları yani Posedonia oceanica'yı olumsuz etkilemektedir. Deniz

ekosisteminde sayısız faydaları olan bu çayırların bölgedeki varlığı çok önemlidir. Körfez’in

bugünkü durumuna bakıldığında bu oksijen depolarının yok olmaya yüz tuttuğu

görülmektedir. Rakam verecek olursak deniz çayırlarının tüm Körfez’in sadece yüzde

10-12 lik kısmında var olduklarını söyleyebiliriz.

Yaz ve Sonbahar aylarında suların kirlilik göstergelerinde amonyum, fosfat, nitrat, nitrit ve

koliform bakteri düzeyleri olması gerekenden daha fazla, oksijen oranları da tam tersine

gerekenden çok daha düşük seviyede ölçülmüştür. Bu durum Körfez’in iyiye gitmediğinin bir

işareti olarak kabul edilmektedir. Özellikle Körfez’de rastgele demirlemenin önüne

geçilmeli, dip tarayan her çeşit alet ve cihaz yasaklanmalı, sedimanı kaldıran ve sudaki

görünürlüğü azaltan her türlü uygulamaya son verilmelidir. Uzun yıllar boyunca birikmiş

olan katı atıkların toplanması ve diğer kirletici unsurların etkilerinin tümüyle ortadan

kaldırılması sağlanmalıdır.

 

Denizanası Populasyonu Artıyor

 

Marmaris Körfezi'nde kirliğin artması ve oksijen oranının azalmasıyla denizanası

populasyonunun arttığına dikkat çekmek istiyoruz. Körfez ve yakın deniz alanlarında

denizanalarına yoğun şekilde rastlanmıştır. Bazılarına Mart ayında bile rastlanan denizanaları

arasında yeni türler de bulunmuştur. Denizanaları neden bu kadar artmıştır? Özellikle zehir

etkisi yüksek bazı türlerin bu sularda sıklıkla görülmesi neyin işaretidir? Denizanaları çok

düşük oksijen içeren kirli sularda rahatlıkla yaşayabilmektedirler Uzun süre açlığa

dayanıklıdırlar. Diğer canlıların bölgeyi terk etmesi ya da ölmesine karşın bunlar yaşamlarını

sürdürebilmektedirler. Dünyada her yıl 130 milyon insan denizanalarından olumsuz yönde

etkilenmektedir. Bu istenmeyen canlılar sularımıza gelip yerleştilerse yapılacak ilk iş bu

zararlı deniz organizmaları hakkında yeterli bilgiye sahip olmak ve onların zararlı

etkilerinden korunma yollarını öğrenmek olmalıdır. Denizanalarının ortamdan

uzaklaştırılması için bazı yöntemler bulunmaktadır. Denizanalarının bulunduğu dar

alanlar iki adet tekne yedeğinde çekilen uzatma ağları ile bu organizmalardan geçici bir

süre temizlenebilir. Denizanası istilasına uğramış plajlarda bu yöntem uygulanmaktadır.

Başka bir yöntem ise yoğun denizanası bulunan plaj alanlarının koruyucu ağlarla

çevrilmesi şeklindedir. Denizanalarının sopalarla parçalanması işlemi gibi yanlış

uygulamalar yüksek bir rejenerasyon (Yenilenme)özelliğine sahip bu organizmaların daha

fazla artmasına, kötü kokuların yayılmasına ve diğer deniz analarının bu bölgeye

gelmesine neden olduğu için tercih edilmemelidir.

Koliform Bakteri Değerleri Yüksek

Çalışmalarında baz alınan 18 istasyonun bazılarında koliform bakteri (evsel atık kaynaklı

hastalık yapan bakteriler) miktarının kabul edilebilir düzeyin çok üstünde çıkmıştır. Mavi

bayrak kriterleri arasında da yer alan bu bakteriler Körfez içerisinde bazı noktalarda

çok yüksek değerlere ulaşmıştır. Bu konu hakkında bir an evvel önlem alınması

gerekmektedir. Çalışma yapılan, sınır değerin üzerinde bulunan alanların insan sağlığı

açısından kullanımı uygun değildir. Yaz aylarında ölçülen bakteriyel kirliliğin turizm

faaliyetlerinin daha da artması ile önümüzdeki senelerde bulaşıcı hastalıkların ortaya

çıkmasına sebep olacağı öngörülmektedir. Marmaris Körfezi’nde noktasal kirlilik

kaynakları belirlenerek kontrol noktaları oluşturulmalı ve analizlerle izleme

çalışmalarının yapılması, bölgedeki evsel atıkların arıtma sisteminin sağlıklı çalışıp

çalışmadığının kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu durum biyolojik çeşitliliğinin

korunmasında ve tehlikenin ileri boyutlara taşınmasının önlenmesinde önemli bir

gerekliliktir. Kirliliğin, önlem alınmadığı sürece, sucul yaşamı da olumsuz etkilemesi

kaçınılmaz gözükmektedir.

 

Balık Yumurta ve Larvaları

 

Denizel ortamdaki taşıt kirliliğinin devamlı olduğunu varsaydığımızda yüzeyde yaşayan

hamsi yumurtaları ve diğer grup yumurtalardaki yüksek ölüm yüzdelerini büyük ölçüde

açıklamış oluruz. Marmaris Körfezi’nde 2011-2012 yılları arasındaki mevsimsel çalışma, bu

dönem içindeki mevcut tür çeşitliliği ve dağılımına işaret etmiştir. İleriki yıllarda yapılacak

çalışmalarda, habitat tahribatı etkileri olasılıkla, ortam şartları değişmediği, körfez kirliliği

bertaraf edilemediği sürece türlerin azalışı, yumurtlama ve larval beslenme alanlarının

elverişli bölümlerle yer değiştirmesi şeklinde gözlenecektir. Marmaris Körfezi’nde balık

türlerinin yumurta-larvalarının yaşam ortamlarını kısıtlayan asıl sorunun, tekne faaliyetlerinin

olumsuz sonuçlarıdır. Benzer durum organik kirlilik dolayısıyla İzmir Körfezi örneğinde

yaşanmıştır.

Körfezde, organik kirlilikle gelen ötrofikasyon durumu, Marmaris Körfezi’nde marina

faaliyetleri ile gelen trafik ve habitat tahribatı şeklindedir, yük farklı olsa da etki aynıdır. Bu

dolaylı etkilerle yaşam ortamlarındaki daralmalar, kıyı türleri açısından hem tür sayısında

hem de türlerin populasyonlarındaki azalma şeklindedir ve kirletici faktörler yok edilmediği

sürece bu olumsuz etki kaçınılmaz bir biçimde sürecektir. Körfez çalışmaları sırasında bir

çok kez deniz yüzeyinde geniş alanlara dağılmış yağ tabakalarına rastlanmıştır.

Dövizle, parayla karşılaştırılmayan, bozulduğu zaman yeniden kazanılamayacak doğal

güzelliklerimizi koruma önlemlerini vakit geçirmeden almamız gerekiyor. Marmaris'in de bir

zamanların İstanbul’un Haliç'i gibi olmaması için öncelikli olarak kurumlar arası işbirliği

sağlanmalı, deniz altındaki atık maddeler toplanmalı, denetimler sıklaştırılmalı ve özellikle

Marmaris'te yaşayanlar çevre bilinci eğitim ve uygulama yolu ile güçlendirilmelidir.

Bilimsel çalışmaları değerlendirilirken olumlu ve olumsuz gelişmeler bir rapor hâlinde

tespit edilmelidir. Deniz trafiği kesinlikle daha sıkı kontrol altına alınmalı, Körfez içinde

demirleme yapılmamalı, bunun yerine şamandıra sistemleri kurulmalıdır. Dereler ıslah

edilmeli, denize gelen erozyonlu topraklar önlenmelidir. Kıyı şeridi ve yakın alanlarda

inşaatlar yapılması kısıtlanmalıdır. Körfez’e ek mendirek, yat limanı gibi denizde kirlilik

yükünü artırabilecek tesisler yapılmamalıdır. Tur teknelerinin denetim altına alınması

zorunludur. Bunların sayılarının arttırılmasına izin verilmemeli, kapasite artımı

yapılmamalıdır. Deniz yaşam alanları, insanlar tarafından işgal edilmektedir. Drenaj,

kanalizasyon ve taşkın kontrol sistemlerinde yapılan çalışmalar yeterli değildir. Özellikle

deniz dibinde geniş alanlar katı atıklarla kirletilmiştir. Tüm bu nedenlerden dolayı

Marmaris Körfezi’nin ekolojik dengesi giderek bozulmaktadır.

Marmaris kıyılarında deniz turizmine dayalı olarak inşa edilmiş çok büyük yatırımların

geleceği, deniz ve kara ekosistemlerinin ve doğal yaşamın devamlılığı ile orantılı olacaktır.

Sürdürülebilir ekosistem yaklaşımlı çevre anlayışı kapsamında yapılan tespitlerin ve elde

edilen sonuçların dikkate alınması, denizlerimizde turizm, ekonomi ve doğal yaşamın bir

bütün olarak devamlılığı için en önemli adım olarak görülmektedir.



Haber okunma sayısı: 1499

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


YAZARLAR

MUĞLA - HAVA DURUMU

MUGLA

ÇOK OKUNANLAR


  • Haber bulunamadı

FOTO GALERİ